Eğer bu kitabın kahramanlarından biriyseniz, aynı duyguları paylaşmış olacağız okuduğunuzda.
Kitabın beni ne kadar etkilediğini söylememe gerek yoktur herhalde.
Çok az kitabın yaptığını yapan, yani ismiyle beni kendine çekmeyi başaran farklı bir yapıt…
“Sana gül bahçesi vadetmedim”…
“Bak, dinle beni,” dedi Furi. “Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim…
…hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. Ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. Ben yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır… üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur!” pasajı kitabın adını aldığı yer ve kitabın kalbi.
Toplumun önemli bir kısmını etkileyen bir durum akıl hastalığı..Bu durumu bizzat yaşayan birinden böyle bir hikaye okumak oldukça önemli.
Yoğun psikoloji içeren eserleri de seviyorsanız muhteşem bir kitap. Görerek, duyarak, hissederek ve anlamlandırarak. Dışarıdaki kimi insanların sağlıklı olduğunun hasta olmadığı anlamına gelmedigini okuyoruz. Kendimizi sorguluyoruz. Bazen bilerek ya da bilmeyerek söylediğimiz bir sözün attığımız bir bakışın karşımızdakini ne kadar yaraladığını biliyor muyuz?
İnsan kendi kabuğundan çıktıktan sonra nasıl yeniden nasıl bir benliğe kavuşur ya da insanın benliği değişir mi? Kendimizi nerede güvende hissederiz ailemiz bizim en yakınımızmıdır ? Hepsi burada bu kitapta tekrar tekrar okunacak kitaplardan. Kalbimin en derinine dokunan, İçimde ki boşluklara sanki ses oldu. Neyi doldurduğunu bilmiyorum ama eksiklerimi tamamladığını düşünüyorum kesinlikle okunması geren bir kitap.