Ömer Talha Demirci

Ömer Talha Demirci
@Blacksmith44
İstanbul Tıp Fakültesi // ITU CENG
63 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Bilimi sıklıkla sekülerlik ve hoşgörü gibi değerlerle özdeşleştiririz. Gerçekten öyleyse modern dönemin başındaki Avrupa, bilimsel devrimin doğabileceği son yer olmalıydı. Columbus, Kopernik ve Newton dönemi Avrupa'sı fanatik dindarların en yoğun, hoşgörünün en az olduğu yerdi. Bilimsel Devrim'in öncüleri, Yahudi ve Müslümanların sürgün edildiği, kafirlerin yakıldığı, kedi seven her yaşlı kadı­nın cadı ilan edildiği, her dolunayda yeni bir din savaşının başladığı toplumlarda yaşıyordu.
Sayfa 208·Kitabı okudu
Tarih
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Herhangi bir dinin rehberliği olmadan büyük çapta bir sosyal düze￾ni sürdürmek imkansız gibi görünüyor. Üniversite ve laboratuvarlar bile dini bir desteğe ihtiyaç duyuyor. Din bilimsel araştırmalar için ahlaki gerekçeler sunuyor, karşılığında da bilimsel gündemi şekillendirip gelişmelerden yararlanıyor. Hal böyle olunca bilim tarihini, dini inançları göz önünde bulundurmadan anlamak mümkün de­ğildir. Biliminsanları bu gerçek üzerine nadiren kafa yormayı tercih etse de Bilimsel Devrim tarihteki en dogmatik, hoşgörüsüz ve dindar toplumlarda başlamıştı.
Sayfa 208·Kitabı okudu
Tarih
Modern tarihi, bilimle din arasında, özellikle de tek bir din, yani hümanizm arasında yapılmış bir sözleşme süreci olarak görmek daha doğru olacaktır. Modern toplum hümanist dogmalara inanır ve bilimi bu dogmaları sorgulamak yerine, uygulamak için kullanır. 21. yüzyılda hümanist dogmaların yerini saf bilimsel teorilerin alması hala pek mümkün görünmüyor.
Sayfa 209·Kitabı okudu
Felsefe
Halbuki modernite şaşırtıcı derecede basit bir anlaşmadır. Tüm sözleşmeyi tek bir cümlede özetleyebilirsiniz: İnsanlar güç karşılığında anlamı terk etmiştir.
Sayfa 211·Kitabı okudu
Bilim
Liberalizm çoğu zaman kadim toplumsal kimlikleri kabile duygusuyla harmanlayarak modern milliyetçiliği şekillendirir. Bugün çoğu insan milliyetçiliği, liberalizm karşıtı güçlerle ilişkilendirirken milliyetçilik en azından 19. yüzyıl boyunca liberalizmle kol kola yürümüştür. Liberaller bireylerin özgün deneyimlerini yüceltir. Herkesin ayrı duyguları, zevkleri ve tuhaflıkları olabilir, kimse kimseye zarar vermediği müddetçe herkes bunları ifade etme ve deneyimleme lüksüne sahiptir
Sayfa 262·Kitabı okudu