Aramızda bu yüce insanların bütün erdemlerinin parlak günahlardan başka bir şey olmadığını söyleyenler olmuştur. Keşke dünya böyle suçlularla dolu olsa!
Sayfa 60 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Hepimiz kimseye düşünce tarzından dolayı zulmedilmemesi gerektiğine dair hayli gelişmiş bir ahlaki prensiple doğmuş olduğumuzu farz edelim. Bu durumda bütün bir halk nasıl zalimlerden oluşabilirdi?
Sayfa 49 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Şayet çocuklar tanrı fikriyle doğmuş olsalardı net bir tanrı kavramına sahip olacaklardı ve bütün insanların aynı kavramda birleşecekleri açıktır. Oysa böyle bir uzlaşı hiç görülmedi.
Sayfa 49 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Haklı ve haksızın sınırlarını belirlemek çok güçtür. Tıpkı hastalık ile sağlık, münasip olan ile münasip olmayan, doğru ile yanlış arasındaki orta çizgiyi belirlemenin de güç olması gibi. Bunlar birbirine karışan nüanslardır. Buna karşılık, keskin renkler herkesin gözüne çarpar. Örneğin, bütün insanlar bize ödünç verilmiş şeylerin iade edilmesi gerektiğini kabul eder. Fakat ben iki milyon borçlu olduğum kişinin bu parayı vatanımı zincire vurmak için kullanacağını kesinkes biliyorsam, ona bu ölümcül silahı yine de vermem gerekir mi? İşte duygular bu noktada bölünür. Ancak genel olarak hiçbir kötülüğe yol açmadığı takdirde verdiğin yemini tutmam gerekir. Kimse bundan hiçbir zaman kuşku duymamıştır.
Sayfa 46 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu