Bu sayısında yer alan öyküler; küresel ölçekte uzay fenomenlerinden yerli mitlere, teknolojik yalnızlıktan distopik ses arşivlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede, çağımız insanının korkularını ve umutlarını bilimkurgu süzgecinden geçiriyor. Yerli bilimkurgunun yanı sıra Latin ve Norveç-Cermen damarlı anlatıları da içeren çeşitliliğiyle, hem klasik korku-bilimkurgu göndermeleri yapan hem de güncel uygulamaları (uygulamalar, implantlar, yeniden başlatılan karakterler) merkeze alan metinleri aynı potada buluşturuyor. Böylece bu sayı, türün Türkiye’deki güncel arayışlarını ve anlatı imkânlarını, farklı üsluplar ve yoğunluklarla da olsa bir bütün hâlinde izleme olanağı sağlıyor.
Devre Arası (Metin UÇAR); Küresel çaplı bilimkurgu öyküsünde günümüzde bir uzay fenonmeni olan 3İ Atlas adı verilen uzay cismini bir göktaş olarak bahsedilmesini görüyoruz. Öykü; akıcılık, sürükleyicilik ve merak unsuru bir arada olduğu için sıkılmadan kendini okuyucuya başarılı bir şekilde sunuyor. Öyküde; cinler dediğimiz varlığı görünmez ve hızlı hareket eden hatta gezegenin yerli halkı Gaianlar olarak kurgulanmıştır. Öyküde bunun yerine isimsiz olarak bırakıp "Sizden önce bu gezegende yaşayan halkız. Bir zamanlar bu gezegene Gaia dediğinizden dolayı bizleri Gaianlar olarak adlandırabilirsiniz." diyebilinirdi.
Gölgebülbülü (Burcu HAKSEVER); Tek kelimeyle nutkunuzu kesen %100 yerli bilimkurgu öyküsünde Lokman Hekim mitine hoş bir gönderme yapılsa da öyküdeki Lokman karakteri kibir ve akılsızdı. Beklenmedik bir madde ile büyütülen şaşırtıcı derecede güzel bir bitki öykünün merkez öğesi. Dünyayı kasıp kavuran Coronavirüsün çıkış noktası olan yarasa kanıyla bu sefer insanoğlu üzerinde hafiften meçikleştirme çağırışımı yapıldı. Göksun doğal davranışı yaptı ve muhtemelen Corona salgınından