Modern düşsel kurgu alanında kaleme alınan bu öykü seçkide; yerli kültür unsurlarıyla evrensel mitolojik temaların birleştiği özgün anlatılar dikkat çekiyor. Yazarlar kimi zaman Türk mitlerinden, kimi zaman Doğu Asya yokailerinden ya da Arap halk hikâyelerinden ilham alırken; kimi anlatılarda dilsel uyum, tematik derinlik ve mitolojik referanslar öne çıkarken bazı metinlerde inanç sistemleriyle olan çelişkiler, kavramsal kopukluklar veya isim-semantiği tutarsızlıkları göze çarpıyor. Her öykü, kendi hayal evrenini inşa etme çabasında farklı başarı düzeyleri sergilerken bu derleme hem güçlü örneklerle zenginleşiyor hem de eleştirel gözle yeniden değerlendirilmeye açık alanlar barındırıyor.
Umay Ana (Bünyamin TAN); Orm Embar'ın diyarında karşımıza tanıdık bir yüz çıktı. Umay Ana; Samrav ve Kuyaş'ın kızı olup doğurganlık ve bereket tanrıçası bilinse de bizim inançlı bir kadındır. Bünyamin Tan'ın tanık olduğu korku-gerilim anısını anlatınca onu merakla ve heyecanla dinledik. Bir konuda çok rahatsızdı. Bünyamin'e defalarca Al Karısı bir şeytani cin olmadığını ve Törüngey'in ilk eşi olduğunu anlattığı halde Bünyamin hâlâ Alkarısı'nı şeytani cin olarak kabul ediyor. Yardım ettiği kadının ve bebeğinin durumu da iyi olduğunu anlattı.
Hırsız (Aslıhan KOCABAL); Bir Japon yokaisi olan Noppera-bō'yü Türk kültürüyle yeniden yorumlanan %100 yerli düşsel kurgu öyküsünde Türk yokaisi, Japon'dakinin aksine çirkin olduğu için ölecek insanların yüzlerini aşama aşama çalar. Bu yönüyle kalemin, yokaiye farklı özellikler vermesi onu özgünleştirme yolunda emin adımlarla yürüdüğünü görüyoruz. Yüzsüz yokainin Türkçe adı Yüzçalan olduğunu görmek, her okuru mutlu edebilir.
Şegaf (Sadık Efe SARITUNALI); Etkileyici bir Arap düşsel kurgu öyküsünde Arapça olmayan isimlerin yanı sıra Tanrı'nın