Ruha inanmayınız..."Allah yoktur." deyiniz... Lakin söyleyiniz bana, kendinizi inkâr edebilir misiniz? Hepimiz hilkatin anlaşılmaz esrarından doğma birer muammazadeyiz. Doğmadan evvel neydik? Şimdi neyiz? Yarın ne olacağız? Bunlara, inkârdan gayrı cevap veremezsek topraklar altı karanlığında yaşayan köstebeklerden ne farkımız kalır?
İnkârımız da tasdikimiz de çok gülünçtür. Tabiat bizim imanımızdan minnettar, inkârımızdan meyus olmuyor. Bir Halik tanıyalım tanımayalım, daima halli nakabil bir sırrın pençesinde âciz bir oyuncağız. Hayır ve şer hiçbir fiilimizle onun hakkımızdaki müstebit takdirlerini değiştiremeyiz. Sevap, günah yoktur. Bilakis, atıldığımız hareketlerle yüreklerimizi ferahlandırmak ve tazip etmek vardır.