Sabır bazen beklemek değil, vazgeçmemektir. Rüzgârın savurduğu, zamanın yorduğu yerde bile toprağa tutunabilmektir mücadele. İnsan en çok da kimse görmezken verdiği savaşlarla büyür.ihtiyarin verdiği mücadele bir çok şeyi anlatıyor aslında , konusu her ne kadar güzel olsa da betimlemeler yer yer gereksiz şekilde uzamış, KİTAP bitince hikâyeyi sorgulama şansınız oluyor, okurken biraz sabır gerektiren bir kitap.
Körlük Körlük, herkesin her şeyi sadece beyaz görmesi üzerinden; tüm ahlaki ve insani duyguları yitirmiş bir toplumun, insan dışı davranışlara maruz kalarak hayatta kalma mücadelesi veren bir yığın insanı temsili şekilde yansıtan, sürükleyici ve merak içeren bir kitap. Okurken çoğu zaman yalnızca olayları değil, insanın içindeki karanlığı da izlediğimi hissettim.
Yaşanan onca kötü şeyi gören tek kör olmayan bir kadın ve “kör olsaydım da bu insanlık dışı şeylere şahit olmasaydım” duygusunu taşıyan bir rehber… Onun varlığı, hem umut hem de ağır bir tanıklık gibi. Çünkü bazen görmek, katlanması en zor yük oluyor.
Körlük bulaşıcı gibi görünse de aslında anlatılan, her insanın ahlaki çöküşü, toplumun bir yansıması ve görmezden gelinen nimetler, insanlar… Kitap boyunca şu düşünce aklıma yerleşen düşünce;
“Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük.”
Kör olmak ölmek ise hayatta kalmak bir umut, bir inanç… Birlik ve düzenin nasıl korunmasını öyle güzel anlatmış ki, gözler açıldığında belki de ruhu kör olmuş insanların bu bedeli ödediğini düşünmeden edemiyor insan.
Bir solukta o kadar çok ders verdi ki… Bazı satırlarda insanın içini sarsan bir gerçeklik vardı. Çünkü anlıyorsunuz ki gözler hayata anlam katar; tüm insanlık ve ahlak bizim görebildiğimiz, fark edebildiğimiz ve görmezden gelmemeyi seçtiğimiz kadar gerçek.
Bu kitabı bitirdiğimde içimde kalan duygu şuydu: İnsan bazen karanlıkta değil, tam da baktığını sandığı yerde körleşiyor. #josesaramagokörlük #okudumbitti
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma