"Birisi tarafından delice sevilmek size güç verir, birisini delice sevmek ise cesaret." -"Sen kaç kez ölürsen öl, Tanrı bir sayar "[Sedat BALUN]
"Gökyüzünü bilmeyen leke sanıyor kuşları..."
İşletme mezunu. Anadolu üniversitesi Tarih fakültesi öğrencisi
Bazı şehirler vardır…
Hiç gitmediğimiz hâlde içimizde kalan.
Haritada bir nokta değil de,
“olabilirdim” dediğimiz bir ihtimal gibi.
Bir sokaktan hiç geçmemişizdir mesela,
ama nedense orada yürümüş gibi hissederiz.
Bir kafede hiç oturmamışızdır,
ama cam kenarında kendimizi hayal ederiz.
Çünkü insan sadece yaşadığı hayatı değil,
yaşayamadıklarını da taşır içinde.
Her “keşke” bir şehir kurar zihinde.
Her “ya şöyle olsaydı” bir kapı aralar.
Ve biz, o kapılardan hiç geçemesek de,
eşiğinde uzun uzun dururuz.
Başka bir şehirde daha cesur olabilirdik belki.
Başka bir hayatta daha az susardık.
Yanlış insanlara değil de doğru zamanlara denk gelirdik.
Ama hayat…
tek bir yolu olan uzun bir sokak gibi.
Dönüp başka bir versiyonunu yürüyemiyorsun.
İşte o yüzden bazı geceler,
insanın içine bir yabancılık çöker.
Yaşadığı yere değil,
yaşayamadığı ihtimallere.
Zaman geçtikçe fark edersin:
Gidemediğin şehirler azalmaz,
sadece içindeki sesleri kısılır.
Ve bir gün…
o hayal ettiğin hayatlara üzülmek yerine,
onları usulca uğurlamayı öğrenirsin.