noktaadam

noktaadam
"Birisi tarafından delice sevilmek size güç verir, birisini delice sevmek ise cesaret." -"Sen kaç kez ölürsen öl, Tanrı bir sayar "[Sedat BALUN] "Gökyüzünü bilmeyen leke sanıyor kuşları..."
İşletme mezunu. Anadolu üniversitesi Tarih fakültesi öğrencisi
159 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
"Devlet ne olduğunu tam olarak kimsenin çözemediği ama herkesin hissettiği bir mekanizmaydı, görünmez bir el gibi ,her yerde, her an insanın peşini bırakmayan bir Domino sistemiydi . Her nefes alışında, kendine bir alan açmaya çalıştığı her yerde ,o soğuk eliyle omuzuna dokunur 'buradayım' derdi. bir gölge gibi peşindeydi, sürekli ensesinde ,her adımda her nefeste..."
Sayfa 23·Kitabı okudu
Reklam
Kadınların hem doğa hem de insan toplulukları tarafından daha fazla acı çekmeye mahkum edilişini anlamıyordu. Büyük bir haksızlık vardı bu konuda, evrensel bir adaletsizlik, doğanın kendisinde. Toplumsal eşitsizliğin ötesinde doğa da böyle kurgulanmıştı sanki, acı bir oyun gibi, her sahnesi işkence, her perdesi kan. Bebeği karnında taşımak, bulantılar, ağrılar ;doğum sırasında atlatılan tehlikeler, sancılar; sonra emzirme, besleme, her ay katlanılan ay başı ağrıları; ömür boyu ev işi yapma zorunluluğu; genellikle kadından üstün olduğuna inandırılarak büyüyen bir erkeğe katlanma ,hatta ona kendini çok zeki hissettirme görevi; çapkınlığın erkekte marifet ,kadın da ahlaksızlık sayılması; tek tanrılı dinlerin kadın düşmanları...
Sayfa 22·Kitabı okudu
"Bazı insanlar kendilerini kabul ettirmek ,sevdirmek için çok çaba gösterir; bazılarındaysa hiç böyle bir niyet yoktur, olduğu gibi yaşar ve sen yavaş yavaş ondaki kaliteyi keşfettiğin zaman hayranlığın artar..."
Sayfa 18·Kitabı okudu
9/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 10:08
Zorba’yı bitirdiğimde elimde bir roman değil, sanki bir insan kalmıştı. Tozlu, terli, kahkahası bol bir insan. Zorba, kitap sayfalarından fırlayıp karşıma oturdu; rakısını koydu, hayatı anlattı, sonra da masayı tekmeleyip dans etmeye başladı. Hikâye basit gibi duruyor: Kitaplarla yaşayan, içine kapanık bir anlatıcı ve onun tam zıddı, hayata dişleriyle tutunan Zorba. Bir maden işletmesi, küçük bir Girit kasabası, arada tökezleyen hayaller… Ama asıl mesele olaylar değil; yaşamak denen şeyin kendisi. Zorba’nın ağzından dökülen her cümle, “fazla düşünüyorsun” diye tokat gibi çarpıyor insanın yüzüne. Biraz spoiler vereyim: İşler yolunda gitmiyor. Gitmiyor ama Zorba için bu bir felaket değil; aksine, hayatın doğal ritmi. Düşmek de dansın parçası. Kitap boyunca beni en çok etkileyen şey, Zorba’nın bilgeliğinin kitaplardan değil, yaralardan gelmesi oldu. Aşkı da ölümü de korkmadan karşılıyor; çünkü onun için ikisi de aynı masanın misafiri. Trajediler yaşanıyor, evet—yer yer boğaz düğümleniyor—ama Kazancakis acıyı bile yaşama sevincine çevirmenin yolunu gösteriyor. Kısacası, Zorba bana şunu fısıldadı: Hayatı anlamaya çalışmayı bırak, yaşa. Bazen aklı kapat, ayağa kalk ve müzik varsa dans et. Yoksa da, uydur bir tane....
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma

noktaadam

, bir kitap okudu
9/10
·348 syf.··
Beğendi
·
4 günde okudu
·
2026 9. kitabı
Nikos Kazancakis
7.9/10 · 20,6bin okunma
Reklam