insan ölürken hayatı bir film şeridi gibi..
yalanmış
görüp göreceğimiz tek bir ânmış meğer
Şimşek çakması gibi. Göğü yaran, yağmur yağdıran, taşı çatlatan, toprağa saplanan, eti yakan..
Herbirimiz bir ânın peşine takılıp gideceğiz. Tek bir ân!
Metnin tam bir esriklik halinde yazıldığını bildiğiniz, ilham sarhoşluğuyla yazıya dökülenlerle yüzleştiğiniz, yazarın en mahrem nöbet hallerini sizinle paylaştığını düşündüğünüz için büyüleniyorsunuz belki de..
Gerçeğin en sivri, en şiddetli hali olanca çıplaklığıyla yansıtılmış satırlara.
Birazdan kitap elimde kendimi sokaklara atıp ‘ahali sanat dediğin işte budur!’ diye haykıracağım:)