Wuhuww...
Bakın samimi söylüyorum her fikrine katılmasam da, cesurca kibir abidesi her meslek grubuna ve insan cinsine ağzına geleni söylemesine BAYILDIM!:))
İroninin cuk diye yerine oturanı, rahatsızlık verse de asla itiraz edilemeyeninin takdir edilesi bir örneğidir bu kitap..
Budalalığın, hayatın tadı tuzu oluşunu, onsuz bilgeliğin sıkıcılığını, insan doğasının buna izin vermediğini direkt budalalığın dilinden anlatıyor.
Örneğin, çocukların ve gençlerin sevimliliğini ve masumluğunu budalalığa bağlar. İdrak geliştikçe budalalık uzaklaşır ve insanın gönlünün neşesi söner. Yaşlandıkça yeniden gelen budalalık sayesinde çocuklara benzer de ancak katlanılabilir hale gelir insanoğlu der, yoksa onun gevezeliğine kim tahammül eder
Dahileri, siyasetçileri, hukukçuları, entelleri, cennetin anahtarını elinde tuttuğunu zanneden Hristiyan din adamlarını filan mükemmel bir yolla tiye alıp maskelerini düşürüyor!
Son bölümlerde vurguladığı her ne kadar kendi dini üzerinden olsa da genele vurmak hiç zor değil!
Yunan ve Roma mitolojisine az da olsa hakim olanlar kitaptan daha fazla zevk alacaktır.
Okuyunuz, çok seveceksiniz:)
Kitaplarla insanlar arasında anahtar-kilit uyumu olduğuna inananlardan olduğum için, bu kitabı elinize alıp sıkılırsanız okumayı derhal bırakın, daha sonra tekrar deneyin derim. Çünkü ben bunu yaşadım. Zamanı geldiğinde yeniden elime aldım ve güm! Muhteşem bir gezintiye çıkmış bulundum. Günlük diliyle yazılmış, size Doğu kültürüyle, yaşantısıyla ilgili bilmediğiniz hatta daha önce belki hiç duymadığınız birçok şey öğretecek şahane bir kitap. Okuyunuz efendim:)