hakikate ermek,
kendini de dünyayı da okuyup,
anlayıp yutmak,
ve dürüp kaldırmak mıdır defteri?
yoksa kendinde ve dünyada
‘anlaşılmaz olan’ın gövdesinden
kendine yeni bir ‘k e n d i l i k’
yontup çıkarmak mı?
|YeniBaşlayanlarİçinMetafizik
İlk gençlik yıllarında bile bu tarz kitaplar okumamış biri için enteresan bir tecrübeydi. Edebi anlamda herhangi bir doyuruculuğu yok. Fakat hikaye enteresan. Çerezlik. Okunsa da olur okunmasa da.
Ama insan nasıl aşık olurdu ki? Gerçekten “başınıza gelen” bir şey miydi? Yoksa olmasını sağlamanız, fırsatı görmeniz ve elinizden kaçmasına izin vermemeniz gereken bir şey miydi?
-“Tamam, yaşam bir gerçektir" demeye korkuyorsun. İnsanlar aşık olur. İnsanlar birbirine aittir.
Çünkü gerçekten mutlu olmanın tek yolu budur.
Kendine özgür ruh, vahşi yaratık diyorsun. Biri seni kafese tıkacak diye ödün patlıyor. Ama sen zaten kafestesin.
Onu kendi ellerinle yaratmışsın. Ve o kafes Tulip, Texas veya Somali ile sınırlı değil. Gittiğin her yerde. Nereye kaçarsan kaç, kendi içinde kaçıyor olacaksın.
|breakfast at tiffany’s