Çocukluğumu bütün canlılığıyla hatırlıyorum.. Korkunç gerçeklerin bilincindeydim. Ancak bildiğimi yetişkinlere belli etmemem gerektiğini de biliyordum; çünkü bu onları korkuturdu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Osmanlı “emperyalist” olmadığı için, yani gittiği yerleri sömüren, insanları köleleştiren bir sistem olmadığı için devlete “imparatorluk”, sultanlara da “imparator” unvanı verilmemiştir. Bu nedenle, Osmanlı yıkıma kadar “devlet-i âliyye”, yani “yüce devlet” olarak anılmıştır.
Her yaprak çevirişimde etimden et kopardılar sanki, kapağı kapatınca da hüngür hüngür ağladım..
Sırtlanlara yol vermeyen kaplanların arasında kendini ceylan zanneden bir aslan yavrusu, yiğit gazeteci Samet Doğan, yaşadıklarını satır satır yazmış burada. Kimsenin cesaret edip giremediği yerlere girmiş, kimsenin konuşamadığı kişilerle konuşmuş. Birinci ağızlardan dinlemiş ve yazmış, kan ve gözyaşı dolu Suriye çıkmazını..
Mahvoldum.. Mutlaka okumalısınız. Bunu herkes okumalı...
Ebu Ali.. Ruhun şâd olsun, makamın âli..
Son bir yılda yaşadıklarımın bana çok şey öğrettiği şüphe götürmez bir gerçekti.
Benim için hayat, tıpkı bir objeye odaklanamayan arızalı fotoğraf makinesinin vizöründen göründüğü gibi olmuştu hep.
Renkler belirgin olmasına rağmen objeler net değildi. Bulanıktı. Çerçevenin içerisindeki insanlardan ve şeylerden hangisini net görmem gerektiğini bir türlü seçemiyor ve böylelikle sürekli bocalıyordum..