Zeynep

Puan vermedi·162 syf.·
2020 46. kitabı
Şöyle düşünün; Yahya Kemal’in omzunda minicik bir zaman yolcususunuz. O anlatıyor siz dinliyorsunuz, o dinliyor siz duyuyorsunuz, o hissediyor siz anlıyorsunuz. Kâh kulağından beynine, kâh kalbinden diline gezip duruyorsunuz. Sevdiklerini, gönlüne soğuk gelenleri, fikir kardeşlerini ve karşısında duranları, bunlarla neler paylaştığını, dönemin fikir karmaşasında nasıl kendince doğru insanlar seçtiğini, dost seçiminde ideolojiye değil duruşa nasıl önem verdiğini (ki bunu Tevfik Fikret’le sohbetleri sırasında gelen Süleyman Nazif’le selamlaşmasından ve suratı düşen Fikret’e cevabından net bir şekilde anlıyoruz), sert tepkilerin, hırsla kalkmaların, şedid davranışların adamı olmadığını ve böylelerinden uzak durmaya çalıştığını gözlemleyebileceksiniz.
Edebiyat
Siyasî ve Edebî PortrelerYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti Yayınları · 2025106 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“o da mest oldu fakat ben dahi elden gittim”
Edebiyat
“ne söylesem ki harâbım ne eylesem ki harâb..”
Şiir
Denizlerden esen bu ince hava saçlarınla eğlensin Bilsen melâl-i hasret ü gurbetle ufk-ı şama bakan bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin! |AhmetHaşim
Edebiyat
"Neden birine azıcık saygı duysanız o kişi önce kendi saygınlığını baltalamakla işe başlar. Neden birine umut deseniz, gelip ilk önce sizin kalbinizde çırpınan serçeyi vurur. Neden ırmaklar çöle değil de denize akar. Neden yıldırımlar gelip de uysal ağaçları bulur. Neden!" |AyşegülGenç
Edebiyat