Bizim davamız açıktır, meydandadır. Bu dava mecmuamızın parolasını teşkil eden Allah-millet-vatan davasıdır. Biz bu üç büyük gerçeğe delicesine bağlıyız.
Yenişehir’deki akasya ağaçlarının bile çiçek açmadığı bir devirde topraktan, petrolden, halktan, hukuktan bahsetmeyen Milli Şef’in, sandalyeden düşüp ayakları toprağa değince, nasıl bir toprak kanunu savunucusu, iktidar lambasının gazı, petrolü tükenince nasıl bir petrolcü olduğunu size anlatmıştım..
Ben de inadına böyle acı baharı severim. Açılan, saçılan, bayılan sıcak Mayıs baharını değil. Titreyen, titreten genç baharı. Çiçekler açılmak üzere olacak. Dallar yeşillenmek üzere.. Yazla kışın çekişmesi, hırçın bahar.
Sonunda her yazının yazgısı toz olup dağılmak, yazan elden de yalnızca iskeleti kalıyor geriye. Satırlar ile sözcükler sayfadan kopuyor, un ufak oluyor ve toz yığınlarından gökkuşağı rengi küçük varlıklar boy gösterip zıplamaya başlıyor.