"Üzüntü çürütür insanı diye uyarıyor, ama kızmak iyi gelir, ferahlarsın diyordu: "sakın ola hiçbir şey için üzülme ama bol bol kız, öfkelen, dövüş, savaş, küfret ama üzülme. İnsanı üzüntü çürütür."
"Kırda büyümemiş kent çocukları için ağaçların birbirinden farkı yoktur ki. Kahverengi gövdeleri vardır, dalları vardır;bazen yeşil, bazen sarı,bazen turuncu yaprakları vardır. Pembe beyaz çiçek açarlar. İşte hepsi bu"
"Çocukluk işte...O oyunun biteceğini bilerek başlardık oynamaya. Ama yine de mutlu olurduk. Çünkü kendimiz gibi ufak olan hayallerimizin bir gün oyun değil de gerçek olacağına inanırdık."
"İçimdeki dehşetin yerini, insanların kaderlerinin ne kadar da farklı olabileceği karşısında duyduğum hayret aldı ve bir kez daha her pencerenin ardında farklı bir kaderin yaşandığı, her kapının yeni bir yaşantıya açıldığını hissettim, bu dünyada her türlü hayatın yaşandığı,hatta böceklerin ateşli parıltıyla çürüdüğünü, hayatın en sefil köşesinde bile önceden tayin edilmiş olayların yaşandığı bilmek beni ağlatacak kadar mutlu eden bir duyguydu."