Hakkında varılmış sabitfikirlerin o sarsılmaz, yumuşamaz, esnemez katılıkları ve ağırlıkları altında eziliyorsun, o kesinlikleri kesici alet gibi saplanıyor vücudunun muhtelif yerlerine. Em kötüsü de mazoşist egon onları okumaktan geri duramıyor. O değişmez, sorgulanamaz, neredeyse dogmatik fikirler gururuna batmaya devam ediyor.
Bir süredir kendini olup bitenlere kapatmıştın, haber kanallarından ve sosyal medyadan uzak duruyordun. Bunun birkaç sebebi var: Bir kere yorucu. Sadece takip etmek değil, üzülmek ve bir noktadan sonra yeterince üzülmediğine üzülmek. Kaygılanmak ve kaygılanmayı bırakmak.
Sanki ağlarsan bu bir kaybeden olduğunun itirafı, şampiyon değil bir zavallı olduğunun beyanı olacak gibi geliyor sana.
Yahu, yok öyle bir şey!
Herkes ağlar.