Baldassare gözleri kapalı, kıpırtısızdı; kalbi yaklaşan ölümün felce uğrattığı kulaklarının işitemediği çan seslerini dinliyordu. Eve döndüğünde onu öpen, sonra gece yatağına yatırıp ayaklarını elleriyle ovalayarak ısıtan, uyuyamadığında başında bekleyen annesi canlandı gözünde; Robinson Crusoé kitabını, ablasının bahçede şarkı söylediği akşamları, günün birinde büyük bir besteci olacağını söyleyen özel hocasının sözlerini, bunun üzerine heyecanını beyhude gizlemeye çalışan annesini hatırladı.