“Hemen adını, cinsini ve neredeyse dinini soruyorlar, öyle ya, insanların kafasında şemaların ve önyargıların var olduğu bu dünyada bu işler böyle, her canlının toplum içindeki konumu bunlara göre belirleniyor.”
Biraz önce üzerine pazarlık yapılan
"şey" kapıda durup pembe burnunu gökyüzüne doğru dikiyor, minik diliyle düşen o beyaz şeyleri yakalamaya çalışıyor. Sonra bedenini gerip dik durmaya çalışıyor. İşte tüylerden oluşan yumağın değiştiği ve gerçek bir hayvana dönüştüğü an bu.”
"Ben hiç kimseyim. Ya sen kimsin?
Sen de mi hiç kimsesin? O zaman iki kişi olduk.
Aman ağzını sıkı tut.
Yoksa sürerler bizi buralardan."
~Emily Dickinson~