Nasıl? Güneş, ilkbahar, çiçekle dolu tarlalar, sabah uyanan kuşlar, bulutlar, ağaçlar, doğa, özgürlük, hayat, bunlar artık benim değil mi? Evet! Kurtulması gereken ben değil miyim? Bu imkansız mı? Yarın, belki de bugün ölmem mi gerekiyor? Bu gerçek mi? Aman tanrım! İnsana başının zindanın duvarlarına vura vura patlatacak kadar dehşet verici bir düşünce! 
Bu boş ve pörsümüş beynimde yazmaya değer bir şeyler bulabilecek miyim? Neden olmasın? Etrafımdaki her şey tekdüze ve renksiz ise, içimde bir kasırga, bir çatışma, bir trajedi yok mu?