Ama her gün ilk dersimin Hayat Bilgisi olması çok fenaydı. En azından benim için çok kötüydü. Yani sabahın ilk saatlerinde daha gözlerimde çapaklarım yere beton gibi çakılmamışken, öğretmenimin tokadıyla çapaklarımdan kurtuluyordum. Kabul ediyorum tembel bir öğrenci olabilirdim ama bu benim suçum değildi.
Evet, her zaman güne dayakla başlamak benim için günün sabahtan bitmesi demekti. Cılız bedeniyle nasıl o kadar güçlü vurabildiğine de hep şaşırmıştım. Yüzündeki kalın çizgiler ise ne kadar yaşlı olduğunu ispatlar gibiydi. Bu yaşlı yüzün üstüne yaptığı abartılı makyaj da bizi korkutmaya yeterdi. Ama giydiği kıyafeti kendine yakıştırabilen bir kadındı. Beyazlığı saklamak için boyadığı saçlarının yapmacık kıvrımları, kendisinde dikkate değer tek yanıydı. Annemin öğretmenim hakkında söylediklerinden tek hatırladığım;