Sümeyya Sina

Bu alıntıyı yine burada daha önce de yaşadığım bir durum üzerine yapıyorum. Sakın ama sakın şahsıma "asılsız haber" söylemleriyle gelmeyin, bana sorabilirsiniz ben de size özelden kanıtları ve bilgi kaynaklarından paylaşabileceğim düzeyde olanları paylaşırım. Ben burada hiçbir zaman yalan haber paylaşmadım paylaşmam, haberlerimin yazılarını okumadan bana yorum yapmayın. Bu haber üzerine konuşacak olursak ben bu bilgiyi Türkiye'deki gazeteci arkadaşımdan aldım kendisi çok sağlam bir gazetecidir ve asılsız haber yayınlamaz. Feyza Altun'la da bizzat iletişimi var. Ki Feyza Altun zaten bunları inkâr etmiyor kendi resmi Instagram hesabında da bunları paylaşmakta olup bizleri doğruluyor. Şimdi onlardan bazılarını da fotoğraflara ekleyeceğim.
1000Kitap

Ege

@Daliinege
·
+1
Atlas Çağlayan'ın avukatı Feyza Altun, katilin yakınları tarafından davadan çekilmesi için tehdit mesajları almaya başladı.
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hırsızlık bağışlanamayacak tek suç değil miydi?Bütün günahların anası .Bir insanı öldürdüğün zaman,bir yaşam çalarsın.Karısını bir kocadan,çocuklarını bir babadan mahrum edersin. Yalan söylediğin zaman bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun. Aldattığın zaman bir insanın doğruluk, adalet hakkını elinden alırsın.Çalmaktan daha kötü bir günah yoktur.
Oğulları her gece diskolarda et peşinde.Kız arkadaşlarını gebe bırakır,evlilik dışı çocuk sahibi olurlar ama kimse ağzını açıp bir şey söylemez.Eh delikanlılar eğleniyor işte!Ben tek bir hata yaparım ve ansızın herkes Namus diye cıyaklamaya başlar;ömrümün sonunu kadar da başıma kakar.
Sayfa 182·Kitabı okudu
Türkiye'de kadınların seçme ve seçilme hakkını Avrupa'da ki birçok ülkeden önce aldığını,üniversite hocalarının %40'ının kadın olduğunu anlatacaktım.Bu ülkede yarım asırdan fazladır fes giyilmediğini,erkeklerin dört kadınla evlenmediğini,Türklerin Arap olmadığını,İstanbul'da çöller ve develer bulunmadığını,kışın soğuktan herkesin kıçının donduğunu ve bunlar gibi bir sürü cümleyi ardı ardına sıralayacaktım.
ÇİZGİLİ PİJAMALI ÇOCUK : HOLOKOST'UN MASUM GÖZÜ
9/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
John Boyne'un Çizgili Pijamalı Çocuk (2006) adlı eseri, İkinci Dünya Savaşı'nın en karanlık dönemlerinden birini, dokuz yaşındaki Bruno'nun masum gözünden anlatan etkileyici bir roman. İlk bakışta çocuk kitabı izlenimi verse de, Holokost'un yıkıcı gerçeklerini naif bir dille aktaran bu eser, yetişkinleri de derinden sarsan bir anlatı sunuyor. Bruno, Nazi subayı olan babasının Auschwitz toplama kampına atanmasıyla Berlin'den Polonya'ya taşınır. Yeni evinin yakınındaki "çiftlik" sandığı yerde, çizgili pijamalar giyen insanları görür ve tel örgünün diğer tarafındaki Yahudi çocuk Shmuel ile gizli bir arkadaşlık kurar. Bu dostluk, savaşın yarattığı insanlık trajedisini çocukların saf bakış açısıyla sorgulayan bir metafora dönüşür. Romanın en çarpıcı teması, ırkçılığın absürtlüğü ve düşmanlığın öğrenilmiş bir kavram olduğudur. Bruno, Shmuel'in neden "insan olmadığını" anlayamaz; ikisi arasındaki tek fark, birinin üniforma diğerinin çizgili pijama giymesidir. Kitaptaki şu cümle bu durumu özetler: "Hangi insanların çizgili pijama, hangilerinin üniforma giyeceğine kim karar vermişti?" Boyne, Holokost'un vahşetini doğrudan tasvir etmek yerine, Bruno'nun çocukça yorumlarıyla dolaylı bir şekilde aktarır. Örneğin, Bruno'nun Auschwitz'i "Out-With" olarak yanlış telaffuz etmesi veya gaz odalarını "yağmurdan korunmak için girilen bir oda" sanması, okuyucuda derin bir ironi yaratır. Bu naif bakış açısı, kitabın en güçlü yanıdır, ancak aynı zamanda tarihsel gerçeklerle uyumsuzluk eleştirilerine de yol açmıştır. Özellikle, bir Nazi subayının çocuğunun kampla ilgili bu kadar cahil olması ve iki çocuğun tel örgüde buluşmasının gerçekçi bulunmaması, bazı okurlar ve tarihçiler tarafından eleştirilmiştir. Çizgili Pijamalı Çocuk, savaşın anlamsızlığını ve ırkçılığın saçmalığını,
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,6bin okunma