Sümeyya Sina

yazdığım şiir ülkemizde ve dünyada yaşanan şeyleri anlatıyor OLAMAYANLAR Gözlerimi kapatıyorum Bir hayale dalıyorum Yeni bir dünyada Gözlerimi açıyorum Sağıma bakıyorum Narin beni selamlıyor Soluma bakıyorum İki yaşındaki Sıla gülümsüyor Bir kapı beliriyor önümde Merakla giriyorum içeri Özgecan'ı görüyorum masada Hastasını beklemekte sanki Bir çocuk ailesini soruyor "Parkta seni bekliyorlar" diyorum Beraber yürüyoruz parka doğru Bana rüyasında gördüğü savaşı anlatıyor Sonra etraf kararıyor Gözümde beliriyor tüm yaşananlar Özgecan'ı yakıyorlar İnsan kalamıyorlar Önce o çocuğu gömüyorlar Sonra Narin'i
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsanlar doğduklarında aptal değil cahildir.Gördükleri eğitimin etkisiyle aptallaşırlar. Helvetius
ÇİZGİLİ PİJAMALI ÇOCUK : HOLOKOST'UN MASUM GÖZÜ
9/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
John Boyne'un Çizgili Pijamalı Çocuk (2006) adlı eseri, İkinci Dünya Savaşı'nın en karanlık dönemlerinden birini, dokuz yaşındaki Bruno'nun masum gözünden anlatan etkileyici bir roman. İlk bakışta çocuk kitabı izlenimi verse de, Holokost'un yıkıcı gerçeklerini naif bir dille aktaran bu eser, yetişkinleri de derinden sarsan bir anlatı sunuyor. Bruno, Nazi subayı olan babasının Auschwitz toplama kampına atanmasıyla Berlin'den Polonya'ya taşınır. Yeni evinin yakınındaki "çiftlik" sandığı yerde, çizgili pijamalar giyen insanları görür ve tel örgünün diğer tarafındaki Yahudi çocuk Shmuel ile gizli bir arkadaşlık kurar. Bu dostluk, savaşın yarattığı insanlık trajedisini çocukların saf bakış açısıyla sorgulayan bir metafora dönüşür. Romanın en çarpıcı teması, ırkçılığın absürtlüğü ve düşmanlığın öğrenilmiş bir kavram olduğudur. Bruno, Shmuel'in neden "insan olmadığını" anlayamaz; ikisi arasındaki tek fark, birinin üniforma diğerinin çizgili pijama giymesidir. Kitaptaki şu cümle bu durumu özetler: "Hangi insanların çizgili pijama, hangilerinin üniforma giyeceğine kim karar vermişti?" Boyne, Holokost'un vahşetini doğrudan tasvir etmek yerine, Bruno'nun çocukça yorumlarıyla dolaylı bir şekilde aktarır. Örneğin, Bruno'nun Auschwitz'i "Out-With" olarak yanlış telaffuz etmesi veya gaz odalarını "yağmurdan korunmak için girilen bir oda" sanması, okuyucuda derin bir ironi yaratır. Bu naif bakış açısı, kitabın en güçlü yanıdır, ancak aynı zamanda tarihsel gerçeklerle uyumsuzluk eleştirilerine de yol açmıştır. Özellikle, bir Nazi subayının çocuğunun kampla ilgili bu kadar cahil olması ve iki çocuğun tel örgüde buluşmasının gerçekçi bulunmaması, bazı okurlar ve tarihçiler tarafından eleştirilmiştir. Çizgili Pijamalı Çocuk, savaşın anlamsızlığını ve ırkçılığın saçmalığını,
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,7bin okunma
İzleri silince acı da silindi sandılar.
Türkiye'de kadınların seçme ve seçilme hakkını Avrupa'da ki birçok ülkeden önce aldığını,üniversite hocalarının %40'ının kadın olduğunu anlatacaktım.Bu ülkede yarım asırdan fazladır fes giyilmediğini,erkeklerin dört kadınla evlenmediğini,Türklerin Arap olmadığını,İstanbul'da çöller ve develer bulunmadığını,kışın soğuktan herkesin kıçının donduğunu ve bunlar gibi bir sürü cümleyi ardı ardına sıralayacaktım.