"Dünyanın maskesinin arkasını görüyorsun, Citra Terranova. Senden iyi bir tırpan olurdu."
Citra irkildi "Böyle bir şeyi hiç istemem"
"Bu" dedi adam "ilk şart zaten"
Bu okulda kimin ne yaptığına emin olmak mümkün olmuyordu. Çünkü bu okul ikiye ayrılmıştı.
Yalancılar ve yabancılar...
Kimisi suçu işler, yalan söylerdi Kimisi bu suçlara şahit olur, olan bitene yabancı dia ederlerdi.
Belki de asıl yabancılar, yalancıların ta kendisiydi.
Tanrı, kötülüklerimiz affedecek kadar merhametliydi ama hayat; yaşanan ve yaşatılan bütün kötülüklerin hesabını sorar ve nefes aldığımız müddetçe her ikisinin de karşılığını verirdi. Tanrı'nın affedici olmasın dan daha çok hayatın adalet sistemine inanmayı daha çok tercih ediyordum çünkü benim affedilmeye ihtiyacım yoktu.
Bir kez olsun Tanrı'ya beni affetmesi için yalvarmamıştım ama onları affetmemesi için defalarca dizlerimin üzerine çökmüştüm.