Bir de esas kaygısı, ne pahasına olursa olsun kendilerine daha fazla zarar verilmesinden kaçınmak olanlar var. Bunlar acımasız olanlardır ve dikkat edilmesi gereklidir.
Eğer insanların söylediklerinize dikkat etmesini istiyorsanız, sesinizi yükseltmeniz değilde alçaltmanız gerektiğine ilişkin bir şeyler okumuştum bir yerde..
Tarih, zafer kazananların yalanlarıdır.
.
Tarih aynı zamanda yenilenlerin Öz yanımlamaları..
.
Tarih, belleğin kusurlarının, belgelemenin yetersizlikleriyle buluştuğu noktada üretilen kesinliktir.
Otobiyografik beşlemesinin ilki olan Neden yazarı tanımaya başlamak için muhteşem bir eser. Özellikle benim gibi “bu ne melankoli, intihar sevicilik, her şeye neden böylesine nefret kusuyor hiç benlik değil” diye düşünüyorsanız doğru adrestesiniz başlayın ve anlayın küçük Thomas’ı.
İkinci Dünya Savaşı dönemi Avustralya da güzeller güzeli bir şehir ama bu güzellik yalnızda dışarıdan bakan bizlere güzel çünkü Bernhard hiçte böyle düşünmüyor. Şehirden nefret etmesi için dönem ve insanlar ona her türlü imkanı sunmuşlar.
Aile kavramının herkesten çok sevdiği, değer verdiği büyükbabası olmasını, onun için zorla gittiği okulları, aldığı keman derslerini bağdaştırdığı durumu, hayatında en nefret ettiği yerlerin başında gelen yurt hayatını ve tüm bunların yanında savaşın yaşattığı maddi, manevi yıkımları anlatıyor ilk kısımda. Kitabın ikinci kısmında ise çok yerinde bir eğitim eleştirisi yapıyor sayın Thomas.
Benim önyargılarımı yıkan, yazara adım atmamı sağlayan bu eseri tavsiye ederim. Keyifli okumalar şimdiden.
NedenThomas Bernhard · Sel Yayıncılık · 20151,042 okunma