jean louise finch

jean louise finch
@Bookdiary_s
Her zaman en korkulan kişiler soru soran kişilerdir.
Bir eş, diğeriyle artık yaşamak istemezse, onun hakkında dava açmasını, ahlaksızlıkla suçlamasını istiyorsun. Karşılıklı anlaşmayla boşanmayı kabul etmiyorsun, ey büyük isyancıların küçük evladı! Çünkü kendi şehvetinden ürküyorsun! Hakikatı aynada istiyorsun, nasıl olsa ona orada dokunamazsın, o da seni anlayamaz. Senin şovenliğin,bedeninin kaskatılığından, ruh kabızlığından kaynaklanıyor, küçük adam.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“İşitin! İşitin! Vatanseverliği yadsıyor, devletin ve onun en küçük birimi olan ailenin temelini reddediyor! Bunun hesabı görülmeli!” Böyle bağırıyorsun, küçük adam, sana ruhsal kabızlığın anımsatılınca. Bunu bilmek ve işitmek istemiyorsun. “Hurra” diye bağırmak istiyorsun. “Hurra” diye gönlünce bağırmana karışmıyorum, ama bırakmıyorsun ki, sana söyleyeyim, niçin mutluluğa yeteneksiz olduğunu? Gözlerinde korkuyu görüyorum, çünkü sorum seni derinden vuruyor. Sen “dinsel hoşgörü”den yanasın. Hangisi olursa olsun, dinini sevmek için, özgür olmak istiyorsun. İyi hoş. Ama bundan fazlasını da istiyorsun: Yalnızca senin dinine göre tapınış istiyorsun. Kendi dine hoşgörülülsün, ama diğer dine değil. Birisi kalkıp, kişisel tanrıya bir tanrıya değil de, doğrudan doğaya tapınacak ya da onu sevecek ya da onu tanımak isteyecek olsa, hiddetleniyorsun.
Durmadan parayla dolmak, şişinceye dek zıkkımlanmak istersin, bol bol mutluluk çalmak,bilgiyle kendin doldurmak istersin,çünkü kendini boş, tamamen aç ve mutsuz hissediyorsun, yoksa hakikaten bilgili ya da öğrenmeye hırslı değilsin. Bu yüzden de hakikatten öylesine kaçıyorsun, küçük adam
Bir gelişmen yok, yeni bir düşünce olanağın yok, çünkü sen hep aldın ve hiç vermedin, sen yalnızca, bir başkasının tastamam hazırlayıp önüne koyduğunu kaşıkladın
Sen kendi kendini aşağıladığın için, küçük adam, onlar da seni aşağılıyorlar, seni sevmiyorlar. Onlar seni çok iyi tanıyorlar, Rockefeller ya da Tory’lerin tanıdığından çok daha iyi. Yalnızca kendinin bileceği, en berbat zaaflarını biliyorlar senin. Seni bir sembole kurban ettiler, sen onları kendi sırtında iktidara taşıyorsun. Efendilerin, senin tarafından yükseldiler, senin tarafından beslendiler, maskelerini indirmiş olsalar bile, belki de bu yüzden. Sana dümdüz ve açıkça söylediler: Sen, sorumluluğu olmayan bir aşağılık insansın ve öyle kalmalısın. Sen de onlara “Yeni Kurtarıcı” diyorsun ve hürriyetle alkışlıyorsun: Yayay-aşaşa-yayay-aşaşa!! Bu yüzden senden korkuyorum, küçük adam, baş edemediğim bir korku bu. Dünyanın, insanların bundan sonraki yazgısı sana bağlı. Senden korkuyorum, çünkü sen, kendinden kaçtığın gibi hiçbir şeyden kaçmıyorsun. Sen hastasın, çok hasta, küçük adam. Bu senin suçun değil; ama hastalığından kurtulmak kendi sorumluluğunda. Baskıyı sineye çekmeseydin, hatta çoğunlukla desteklemeseydin, baskıcı zalimlerini çoktan silkip atmış olurdun. Günlük yaşamda kendine bir damlacık saygın olsaydı, dünyanın hiçbir polisi sana baskı yapacak güce sahip olmazdı