Hiç kuşkusuz büyük bir şairim. Kayıklar ve gençlik geçiyor, uzaktaki ağaçlar, dalları gürül gürül akan pınarları andıran ağaçlar. Tümünü görüyorum. Tümünü hissediyorum. Esinleniyorum. Gözlerim yaşlarla doluyor. Bunu hissederken bile cinnetimi kamçılayarak daha da artırıyorum. Köpürüyor. Yapaylaşıp içtensizleşiyor. Sözcükler sözcükler sözcükler, nasıl da dörtnala koşuyorlar uzun yeleleriyle kuyruklarını nasıl savuruyorlar, ne var ki benim içimdeki bir kusur yüzünden kendimi sırtlarına bırakamıyorum; kadınları ve fileleri dört bir yana saçarak onlarla uçamıyorum. İçimde bir kusur var ölümcül bir duraksama; öyle ki, göz yumsam köpüğe ve yanlışa dönüşüyor.