Normalin çok altında fiyata satılan ürünler aslında hepimizi şüphelendirir. "Sadece kumaşı x lira tutar bunun, nasıl bu fiyata satıyorlar?" diye düşünürüz ilkin, fakat hareketli bir müzik ve cezbedici bir kokunun hâkim oldugu şık bir mağazada, parlak spotlarla aydınlanan raflarda bu sorgulamayı sürdürmek o kadar da kolay bir iş değildir; önümüzde duran o kıyafeti modern hayatın bize sunduğu bir tür hediye olarak kabullenmek işimize gelir.
Hızlı moda endüstrisinin bizden beklediği şey de budur zaten:
Sorgulama, tüket.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Daha sade bir gardırop bir nebze daha hafif bir zihin demek.
Çünkü zihinsel yük diye bir gerçek var. Bir işi bizzat yapmasanız bile o işle ilgili çeşitli kararlar vermek, süreçleri organize etmek ve her paydaşın üstüne düşen sorumluluğu yerine getirip getirmediğini takip etmek, hatta kesiklikleri tespit edip gerektiğinde bazı işleri bizzat halletmek gibi sorumluluklar, zihinsel yükümüzü ağırlaştırır.
Eğer insan, bu dünya içinde niçin yaratıldığını bilmezse, kulluğunu anlamazsa ve hesap vereceğini kabul etmezse, toplumda kontrol edilemez, her türlü yolsuzluğa ve anarşiye sebep olur. İşte insanın en güzel şekilde eğitilip, kendisine ve topluma faydalı olmasi için gayesini,yaratıcısını bilmesi ve anlaması lazımdır. Bunun için bir öğretmen, önce kendini tanımalı ve taşıdığı sorumluluğun farkına varmalıdır.