Giriş Yap
Bookstagram
@Bookstagram01
Ars Longa Vita Brevis
717 okur puanı
27 Şub 21:43 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Sabitlenmiş gönderi
Bir ırmakta iki kez yıkanamazsın.
Sayfa 64 - Metis Yayınları
·
Ben hayatta oldukça kimseye vermem onu, kimse de kılına dokunamaz.
Sayfa 40 - Ötüken Neşriyat
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Hüngür hüngür ağlayarak, kara talihine, feleğe kargışlar yağdırıyor, dövünüyordu.
Sayfa 37 - Ötüken Neşriyat
Yanıp kül olsa, dalgalara gömülüp gitse de kurtulsam ondan!
Sayfa 35 - Ötüken Neşriyat
261 syf.
Tüm dünyada büyük üne kavuşan eser, ıssız ada yaşamını farklı yönlerinden ele almaktadır. Karakter analizlerine ve davranışlara odaklanan eser, temiz ve saf çocukların bile ne kadar vahşileşebileceğini gözler önüne sermektedir. İngiliz romancı ve şair William Golding tarafından 1954 yılında yazılan Sineklerin Tanrısı, 3. Dünya Savaşı sırasında bir adada hayatta kalma mücadelesi veren çocukları anlatmaktadır. Kitapta yer alan çocuklar önce erdem ve aklın yanında yer alırken, zamanla içlerindeki kötülük ortaya çıkmaktadır. Kötü yanları ortaya çıkan çocuklar, güçlünün yanında olmanın menfaatlerine uygun olduğunu görmektedir. Önce iyiliği ve aklı yok ettikten sonra erdemi yok etmeye kalktıkları sırada adaya gelen gemi ile modern dünyaya geri dönmektedir. Sineklerin Tanrısı kitabı, 1963 ve 1990 yıllarında 2 kez sinemaya uyarlanmış bulunmaktadır. Gerçek olmayan bir nükleer savaş sırasında geçen eser, çocukların kökenlerinde var olan kötülüğe dönüşünü anlatmaktadır. William Golding 2. Dünya Savaşı'nda gördüğü vahşetin etkisi ile Sineklerin Tanrısı kitabını, insanın içinden gelen kötülüğü ve doğasını yargılamak için yazmış olmaktadır. Başlarda İngiliz halkı tarafından kitaba büyük tepki gösterilse de aynı günlerde 2 sokak çocuğunun masum bir çocuğu sebepsiz yere öldürmesi ile ilgi odağı haline gelmiş bulunmaktadır. Karakterlere gelecek olursak; Sineklerin Tanrısı kitabında yer alan Ralph karakteri soğukkanlılıkla olaylara baktığından, toplulukta lider seçilmektedir. Sezgileri ve hisleri kuvvetli olan Simon karakteri, Jack ve ekibi tarafından öldürülmektedir. Ayrıca mantığı ile hareket eden fakat korkuları yüzünden ölen Domuzcuk ve toplulukta savaşların çıkmasına neden olan Jack karakterleri bulunmaktadır. Issız bir adaya düşen ve sayıları tam olarak bilinmeyen bir grup çocuk, hayatta kalmak için kendi aralarında birleşmektedir. Adanın diğer bölgelerinden çocuklar gruba katıldığından, yönetim ihtiyacı için lider seçilmektedir. Liderleri olarak Ralph'ı seçen topluluk, zincirlerin kırılması ile birlikte adada iki gruba ayrılmaktadır. İmgesel ve simgesel bazda bakarsak; Hitler ve Nazi askerlerini hedef alarak yazılan Sineklerin Tanrısı, bazı imgeleri gizli olarak vermektedir. Romanın ana karakterlerinden biri olan Jack, Hitler'i temsil etmektedir. Koro çocuklarıysa Nazi askerlerini simgelediği düşünülmektedir. Yüzü yaralı çocuk saflığı sembolize etmekle birlikte saflık ölmektedir. İyiliği temsil eden Simon ve aklın sembolü olan Domuzcuk'un ölmeleri ile adada saflık, iyilik ve akıl yok edilmektedir. Sineklerin Tanrısı kitabı, asla bir çocuk kitabı olarak görülmemesi gerekmektedir. Çocukları pedagojik bir deneye tabi tutan bilim insanının anlattığı bir roman olarak görülmesi uygun olmaktadır. Akıcı bir kitap olmakla birlikte sade ve yalın bir anlatım tercih edilmiş bulunmaktadır. Yaşamında belirli bir olgunluğa erişmiş olan herkesin, Sineklerin Tanrısını okuması önerilmektedir. Okuyun arkadaşlar, güzel kitap..
176 syf.
Sizin ikigainiz ne? ”Japonlar herkesin bir ikigaisi olduğuna inanır, her sabah yataktan kalkmaları için bir sebepleri vardır. İlham verici ve rahatlatıcı bu kitap sizlere kendi ikigainizi keşfetmeniz için gerekli tüm bilgileri veriyor. Aceleci davranmamanızı, hayat gayenizi keşfetmenizi, ilişkilerinizi canlandırmanızı ve kendinizi tutkularınıza adamanızı sağlıyor. Öyle ya, kim her gününü mutlu yaşamak istemez ki?”  Her ülkeye ait bir yaşam felsefesi vardır. Japonya’nın felsefelerinden biri de Ikigai‘dir. Japonya’nın Okinawa takımadalarında yaşayan halk, Dünya üzerinde yaş ortalaması en yüksek olarak biliniyor. İnsan ömrünün 100 sene ortalamasından da yüksek olduğu Okinawa halkının sırrı ise günümüzde şöhretini Okinawa’dan binlerce kilometre ötelere kadar taşımaya başlayan; İkigai. Peki, nedir bu İkigai? İki” hayat, “Gai” de amaç, gaye anlamlarına geliyor. Ikigai’yi kısaca kelime olarak; “Hayatın Amacı” olarak tanımlayabiliriz. Japonlar herkesin bir ikigaisi olduğuna inanır, insanların her sabah yataktan kalkmaları için bir sebepleri vardır. Japon kültüründe emeklilik kelimesi yoktur. Ölmek istiyorsan emekli ol gibi meşhur deyimleri vardır. Ne olursa olsun, sağlıkları el verdikçe işlerini hevesle yapmaya devam ederler özetle ”işleyen demir ışıldar” felsefesi hakimdir. Japonların ikigai felsefesi 4 elemente dayanıyor: sevdiğin, iyi olduğun, insanlığa hizmet eden ve para kazandığın bir şeyi yaparsan varoluş sebebine ulaşırsın. Bir nevi mutlu olma veya halinden memnun olma hali ama bu üç ögeden biri varken biri eksik olursa, duygusal hata durumları ortaya çıkar. Şöyle ki: * Sevmediğin şeyi yaparsan: rahatsın ama boşluktayım hissi, * İnsanlığa hizmet etmediğin durum: tatmin olur ama işe yaramazlık hissi, * Para almadığın şeyi yaparsan: haz ve doygunluk var ama parasal rahatlık olmaz, * İyi olmadığın şeyi yaparsan: heyecan ve hoşnutluk var ama belirsizlik hissi olur. Bunun yanında da 2 elementin birlikte olduğu yerlerde de ek durumlar olduğu ifade ediliyor; * 2 elementin bir arada olduğu sevdiğin ve iyi olduğun duruma: tutku, * iyi olduğun ve parasal kazanç sağladığın duruma: uzmanlık, * para kazandığın ve insanlığa hizmet ettiğin duruma: kutsal görev, * insanlığa hizmet ettiğin ve sevdiğin duruma: misyon, görev olur. İki yazarın da sık sık vurgu yaptığı konu: asla vazgeçmemek, neyi sevdiğini aramak, hayatımızda olumsuz şeyler olsa bile gülecek yanlar bulabilmek. Önemli olan yaşanan olumsuzluklar değil o olumsuzluklarla nasıl başa çıkıldığıdır. Yıllar sonra insan geriye baktığında dolu dolu yaşanan anılar görmeli. İkigai sadece para kazanmak değil, bizim varlık sebebimiz, hayatımıza anlam katan şey. Bunu bulduğumuzda  ise zaman su gibi akıp gidecektir. Ikigai’nin 10 kuralı * Öncelikle emekliliği unutun, aktif kalın. * Kötü anda bile gülümsemeyi ihmal etmeyin. * Egzersiz yapmaya sürekli devam edin. * Çevrenizde iyi insanlar, iyi arkadaşlarınız olmasına özen gösterin. * Doğal yaşamı asla arka plana atmayın. Siz de onun bir parçası olduğunuzu unutmayın. * Acele anında yavaşlayın. Yetişmezse diye dert edip hata yapmaktansa yavaşlayın. * Daima keyif aldığınız uğraşlar ile meşgul olunuz. * Her sabah uyandığınızda ne için uyandığınız gayesi sizinle olsun. * Teşekkür etmeyi bilin ve Ikigai’nizi takip edin. Kitapta alıntılanan iki söz gerçekten çok güzel; * “Sadece faal kalırsanız bir yüzyıl yaşamak istersiniz.” ( Japon Atasözü) * “Defalarca ne yapıyorsak oyuz. Bu yüzden mükemmellik bir eylem değil, bir alışkanlıktır.” (Aristoteles) Uzun bir yaşamınız olacaksa, yaşama amacınız olmalı ve bu sayede dünyada geçirilen süreyi anlamlı ve yararlı bir biçimde geçirebiliriz. Eğer yaşlı, hasta, yorgunsanız Japonlar, az da olsa insanın kendisini meşgul ederek küçük küçük işler yapmasını öneriyor. Bu sayede insan dinç ve meşgul kalacaktır. Emekli olmama ve aktif bir yaşam sürme, iyi dostluklar kurma, %80 oranında doyarak sofradan kalkma, her gün egzersiz yapma, günümüzü aydınlatan her şeye şükranımızı sunma, doğa ile yeniden bağlantı kurma, gülümseme, anı yaşama, ikigaimizi takip etme gibi eylemler de ikigaimizi bulma yolunda bize yardımcı oluyormuş. Herkesin “ikigai“sini bulması dileğiyle…
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
1043
10,4bin öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14