İnsan çok uzaklara gitmeye karar verdiğinde denizi tercih etmeli bana kalırsa. Kara, gözden kayboluncaya kadar denizde yolculuk etmeli.
Yani bir gemiyle gitmeli insan.
Ayağı toprağa değdikçe uzaklaşamaz insan. Şehirlerden geçtikçe uzaklaşamaz. Çünkü şehir, bir hatırlama biçimidir. Her şehir, içinde bir hatırayı canlandıracak fotoğraflar taşır.
İnsan şehirler geçtikçe kendinden izler bırakır. Şehrin parklarında, tren istasyonlarında, kafelerinde, bulvarlarında, dükkânlardan yükselen şarkılarında, duraklarda, metrolarda bekleyen insanların dalgınlıklarında izler bırakır insan.
Şehirlerde bıraktığın her iz, geri dönmek için bir yol işaretidir.
İnsan denizlerden gitmeli çok uzaklar için.
Geri dönmemek için bir gemiye binmek gerekir.