Aylarca bir çocuğun gülüşüne takıldı
Kalbim ki
Bulanık bir gökyüzünde duru kalmış
Tek incelik bulutuydu.
Tutulup rüzgârına ırgalanan kirpiklerin
Bir sevincin uğrağına düştü
Bir hüznün...
Gündüz gün ışığı, gece ay ile
Gelip gelip dile
Döktü içini ne varsa
Bir uzak bahçede ayrılık açan
İçedönük bir çocuğun yumuk avuçlarına...
Elbette biliyorum senin değerini de ben
İçime bir ince sağanak gibi yağan
Öpüşten yumuşak yakınlığı ile
İnsana ömürler veren sözlerinin
Yıkayıp yüreğimin acemi yerlerini
Bulutsuz bir gök gibi dingin ve derin
Daha bir güzelleştiriyorum gülüşümü.
Sana söylediğim bütün sözleri topla
Bir tanım çıkar onlardan kendince
Her hecesine yüreğini koyarak...
Duyguları avuçlarında bir mahzun oyuncak
Akşamın eteklerinde sabah düşleri kuran
Bir çocuk resmine benzesin en çok
Gecikmiş ve gücenik...
Gözlerindeki kederi öperim
Alın kırışığında kanat çırpan sevgiyi
Öyle yıkık durma ne olur
Akşama düşen gün gibi.
O büyük sırrını öperim
Bir hazine gibi üstüne titrediğin
içindeki güneşini duygularının
Geceye düşen o çiy tanelerini...