“Kadın Sünneti, ya da bugün tercih edilen deyimiyle ‘Kadınlarda Genital Sünnet’ (KGS), Afrika'nın 28 ülkesinde sıkça uygulanmaktadır.
BM, bu uygulamanın 130 milyon kız ve kadında gerçekleştirildiğini tahmin etmekte. Her yıl 2 milyon kız bunun kurbanı olmakta. Operasyonlar çoğu kez ilkel ortamlarda bir kasabalı kadın tarafından yapılmakta. Anestezi kullanılmamakta. Ellerine ne geçerse kullanmaktalar: jilet, bıçak, makas, kırık cam parçaları, keskin taşlar ve hatta bazı bölgelerde dişlerini. İşlem coğrafik bölgeye ve kültürel uygulamalara göre değişiklik göstermekte.
Bunun hemen ardından görülen komplikasyonlar; şok, enfeksiyon, anüste hasar, nedbe oluşumu, tetanoz, septisemi, HIV ve Hepatit B'dir.
Uzun dönem komplikasyonlar ise sistit ve vulva çevresinde apseye yol açan kronik üriner enfeksiyonlar, ızdıraplı nöromalar, giderek artan ürinasyon güçlüğü, dismenore, menstrual kanın batında toplanması, frijite, depresyon ve… ölümdür.”
Kuvvetli olan haklı oluyor. O derecede ki acizlere, zayıflara hakkı, en kuvvetli olan dağıtıyor. Kuvvetlinin görüşü hak oluyor. Bir zayıf, kuvvetlinin görüşünü hak olarak kabul etmek mecburiyetinde bulundukça hürriyet, adalet tesis etmiş olamaz.