Benim hiç sapanım olmadı anne,
Ne kuşları vurdum,
Ne kimsenin camını kırdım . . .
Çok uslu bir çocuk değildim ama,
Seni hiç kırmadım, hep boynumu kırdım.
Ben hayatım boyunca
Bir tek kendimi vurdum ! .
Suskun görünsem de,
Fırtınalı ve mağrurdum anne.
Bir mızrak gibi,
Aynada hep dik durdum anne !
Ben sana hiçbir gün laf getirmedim,
Leke sürmedim.
Ama göğsümü çok hırpaladım,
Kalbimi çok yordum . . .
Ben hayatım boyunca,
En çok kendimi sordum !
Necdet Tosun öldü Nalan,
Artık yemekleri sen,
Salatayı da ben yapacağım.
Sami Hazinses kadar olmasa da
Bahçeyi sevdiğin çiçeklerle donatacağım.
Kemal Sunal da öldü Nalan,
iyi ka lpli amcaları birer-birer uğurladık.
Ve dünya kirlendi,
Filmler bozuldu
O masum sevdalar yaşanmıyor artık. . .
Sen varsın, ben varım.
Bir de , acımasız bir dünya var dışarıda . . .
Esas film şimdi başlıyor,
Ve bütün koltuklar bomboş bu sinemada ! . .
Merhaba Nalan, merhaba ! . .
Sen ortada sıçan, ben şaşkın körebe . . . ·
Ulan seviyorum seni be! . .
Ulan, nereden inceldiyse,
Oradan kopsun be ! . .
Biz zaten hiçbir romanda
Kendi hayatımıza rastlamadık.
Bütün şarkılar bizi yanlış anlatmıştı.
Ve bütün bulmacalar yarım bırakılmıştı.
Tenha sokaklarda üşüyüp durdu sırtımız.
Oysa, tuttuğumuz balıkları bile
Yeniden denize bağışlamıştık.
Biz, hayata dair
Hiçbir yanlış yapmamıştık…
Biz bu sonucu hak etmedik,
Hayır, etmedik…
Ömrümüz bu talana layık değildi.
Bazen acı vurdu, bazen de yağmur.
Hiç gülmedi yüzümüz,
Hiç büyümedi gülümüz…
Bizi yalnızca akşamlar kucakladı,
Biliyorsun,
Sabaha çıkmayan bir yoldu yürüdüğümüz…