Kül Kanat, yazardan okuduğum ilk kitaptı. Öncelikle yazarın yazım dilini çok beğendiğimi söylemeliyim. Bazı yerlerden devrik cümleler çok art arda gelse de kullandığı betimlemeler, durum benzetmeleri ve diyalogları çok güzeldi.
Konusundan kısaca bahsedersek hikayemiz Mavella köyünden olan kütüphaneci kızımız Mila'nın köyünün bilinmeyen yırtıcı bir canavar tarafından yok edilmesiyle başlıyor. Mila, yaşlı bir kadının sözlerinden hareketle birkaç gün önce ormanda karşılaştığı pegasus ile fantastik bir evrene doğru kanat çırpar.
Hikayenin devamında ise bir yandan gittiği diyardaki okul hayatına ve askeri eğitimlere alışmaya çalışırken bir yandan da köyünü küle döndüren canavarın binicisini aramaktadır.(bu süre boyunca başına birçok aksilik de yaşıyor bu arada. Ancak çok heyecanı kaçmamasına adına bahsetmiyorum) Bu sırada diyarların taşlaşması ile başka bir amaç daha edinmiş olur.
Kitapta en çok alıntıladığım sahneler kesinlikle Mila ve River sahneleri oldu. İkili birbirlerine ilk başta soğuk davransa da devamında çok güçlü bir çift oldular. İlk başlarda aşk üçgeni olsa da sonlara doğru bu ikilem ortadan kalktı.
En çok sevdiğim karakterlerden biri de şüphesiz Voleur oldu. Mila ile olan ilişkisi ve bağını okumak çok eğlenceliydi.
Yer yer komik şakalar ile güldüren, birçok ters köşenin olduğu, okul ve dostluk temalı güzel bir fantastikti. Serinin ilk kitabı için evreni tanıtan bir kitap oldu . Fantastik kitapları çok sık okumasam da keyifli bir okumaydı. İkinci kitabın bir an önce çıkması dileğiyle.
İyi okumalar :)