Halihazırda devam ettiğim 3 kitap serisi var:
1- Başkomser Nevzat kitapları, zaten 6.kitaptan İstanbul Hatırası ' dan başlamıştım. Ondan sonra Kırlangıç Çığlığı geliyor. İkisi de çok ama çok iyi kitaplardı. Son kitap da Yırtıcı Kuşlar Zamanı . Yırtıcı kuşlar zamanını çok merak ediyorum ve elimde var aslında ama aklım diğer serilerde.
2- Wisteria serisi, bu seri benim için aşırı akıcı ve böyle fantastik okuyayım ama beynim yanmasın, (çünkü yazar sizi fantastik kısma aşırı yavaş sokuyor, ben bodoslama dalmayı tercih ederim) serisi. Keyif alarak okuyorum ama daha iyilerini okudum kesinlikle. Neyse ilk 3 kitabı okudum zaten sadece Diyarların Yazarı kaldı. Sonunu okumaya değer bir seri bence. Merak ediyorum. Fakat novellaları da çıkacakmış diye duydum, onları okumam heralde. Size de tavsiyem çok fantastik okuduysanız yüksek beklenti ile başlamamanız.
3- Zirve ötesi serisi, bu serinin tüm kitaplarını okudum sadece Külden Reverans kaldı. Çok tatlış, çıtır çerezlik bir genç kurgu romantik serisi. Şahsen öneririm, ben bu tarz okumaya bu seriyle başladım. Ama bahsettiğim ilk 2 seriye kıyasla daha az merak ediyorum. Çünkü ben romantik sevsem de diğer türlere göre biraz daha alt seviyede kalıyor benim için.
Yalnız bir şey fark ettim şu kitapların: Külden Reverans, Diyarların Yazarı, Yırtıcı Kuşlar Zamanı hepsi de son kitaplar. Tam üç veda bekliyor beni...
Sanırım yakın zamanda Wisteria'nın son kitabını okurum. Yani önceliğim devam ettiğim serileri bitirmek çünkü yarım kalmaları hiç hoşuma gitmiyor fakat her an bambaşka bir kitap da okuyabilirim :)
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ya bir tek yaptığım tbr ye uyamayan ben miyim. O kadar liste hazırladım ama her seferinde başka kitaplar okumak istiyorum. Listeye çok az uyabiliyorum. Ay başında okumak istediklerimle ay sonunun alakası yok çoğu zaman. Bi ben mi böyleyim yaa??
Hepinize merhabalar, Karıştırıcı kitabının incelemesiyle karşınızdayım.
Öncelikle benim uzak doğuya karşı olan sempatimi ve ilgimi, okuduğum ve okumayı planladığım kitaplardan anlayabilirsiniz. Bu yüzden Lee Hee-young'un bu kitabını ve özellikle de kapağındaki karakterleri gördüğümde inanılmaz heyecanlandım.
Kitabın konusunu kısaca özetlemem gerekirse; Ana karakterimiz Nawoo, hayatını renksiz bir dünyada yaşamak zorunda kalmış ve yaşamın renklerini 13 yıl önce yaşadığı bir olayla kaybetmiş, 32 yaşında bir yetişkindir. Ona kendisinden bile daha yakın olan, en değerlisi gibi gördüğü biricik dostu, arkadaşı Leenae bir kazada öldükten sonra hayat Nawoo için aynı gitmemiştir, fakat bir şekilde arkadaşının acısını unuttuğunu veya alıştığını telkin ediyordu kendisine. Üstelik o gün 13 yıldır yüreğinde gizli bir aşkla sevdiği Haje'ye evlenme teklif etmeyi planlamaktadır. Fakat sokakta karşısına çıkan deniz gözlü, gece kürklü bir kediciğin onu götürdüğü gizemli bar, hayatını ve o hayata bakış açısını son derece değiştirecek bir maceraya atacaktır onu. Geçmişin kapısı Nawoo için aralanmak üzeredir. Ve pişmanlıklar, bu geçmişin en büyük mimarlarıdır.Kendi yorumum: Açıkçası fikrinin ve başlangıcının bu kadar güzel olduğu bir kitaba yakışmayacak kadar sade bir anlatımı ve sade bir sonu vardı. 6 yıldız vermemdeki sebep, başlangıçta beni çok heyecanlandırmış olmasına rağmen bu heyecanımı devam ettireceğim kadar bir heyecanlı son veya akış vermemesiydi. Buna rağmen kitabı sevdim mi? Sevdim. Okurken eğlendim mi? Evet. Çok daha iyi yazılabilir ve sonuca bağlanabilir miydi? Kesinlikle evet!
Kalbinizin sakinleşmesi gerektiği bir zamanda okunacak, tek oturmada bitirilecek güzel bir kitaptı. fazla kompleks düşünmeden okursanız daha çok zevk alırsınız.
**Kitabın vermek istediği
KarıştırıcıLee Hee-young · Yuzu Kitap · 2025301 okunma
Evet, yıllar sonra şunu ben de yapıyorum sonunda. Birçok kişi bunu yapmıştı ama ben ilk zümi den görmüştüm. Maalesef bu akımın popüler olduğu zaman yetişemedim ama olsun ben yapayım da hesapta kalsın :)
🤍MBTİ tipim : İNTJ
🤍My Little Pony: Prenses Luna (tam bir divadır kendisi)
🤍Powerpuff Girls: Yani kişil olarak blossom ama favorim Bubbles
🤍Dc: Bumblebee veya Flash
🤍Marvel: Wanda ve Spiderman(Tobey>>)
🤍Ninjago: Nya ve Kai(bunu izleyen var mıı)
🤍Winx: Layla(tüm kızlar bloom için kavga ederken kraliçemi alıp bir köşeye çekilirdim)
🤍Disney Princess: Jasmine
🤍Monster High: Clawdeen (küçükken özellikle koyu tenlileri seviyordum tenim baya beyaz aslında vampir gibiyim de :))
🤍Hogwarts Binası: Hufflepuff ve Slytherinden ortaya karışık
🤍HOBİLERİM: badminton ve tenis oynamak, kitap okumak, anime dizi ve film izlemek, tuval boyamak özellikle sayılarla boyama yapıyorum, kitap yazmak
✶ yazdığım yaklaşık bi altı yedi kurgu var birkaç yarışmaya da katılmıştım aslında ama olumlu bir sonuç alamamıştım.
🤍 Yabancı Dil: almanca hazırlık okuduğum için b2 seviye bir almanca bilgim var. Onun dışında yine b2 seviyede bir ingilizce bilgim var. Birden fazla yabancı dil çalışanlar bilir ki öğrendiğiniz tüm diller bir yerden sonra birbirine karışır. Mesela ben de bir almanca sınavında yazma kısmının yarısını ingilizce yazmıştım sonra hızlıca silmem gerekmişti😅
🤍 Müzik: çok net olmayan bir müzik zevkim var. Ağırlıklı olarak yabancı müzik dinlesem de türkçede de ezhel ve yanında birkaç popüler şarkıyı dinliyorum. İngilizcede james arthur, lewis capaldi, conan gray, ed sheeran ve halsey ağırlıklı olarak dinliyorum. Yani aslında direkt SAD MUSİC tarzı seviyorum.
🤍 İdol House: Yazmaktan en mutlu olduğum soru falan. Tabii ki Barış