Ondan daha hızlıydım ama bu hiçbir zaman yeterli olmamıştı. Kaçacak başka bir yeri, sığınacak kimsesi olmayan biri için ne kadar hızlı olduğu önemli değildi. Sesini duyurup duyuramadığı da.
“Belki de gidip durmanı istemiyorumdur."
"Aydınlık ve karanlık birbirine karışmaz, Yavru Kaplan. Birbirlerini yok ederler.” Başını eğip parmağımın ucunu öptü. “Ve senin parıltını gölgelemeye asla cüret etmem."
"Kaçan kovalanırmış Nazenin Hanım. Kaç bakalım nereye kadar kaçacaksın görelim. Fazla naz da âşık usandırır derler ama senin yaptığın naz benim başıma taç olur. Haberin yok."
“Travmada mantık arayamazsın, Sydney.” Oliver anlayışla belimi sıktı. “Travma zehir gibidir. Hiç beklemediğin bir anda içeri sızar ve ilk şok geçtikten sonra bile orada kalır. Daha fazla zarar verir, daha çok yıkım yaratır. Bu bir kısır döngüdür.”