Ayşegül İçelli

Lütfen Milena, sana yazabilmem için başka bir yol bul. Sahte kartlar göndermek çok aptalca, sana hangi kitapları gönderebileceğimi de bilmiyorum; son olarak, senin boş yere postaneye gitmen düşüncesi dayanılmaz, lütfen bir çare bul.
Sayfa 319 - Timaş Yayınları
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Başka bir şey daha var: İnsan sana kendiyle ve seninle ilgili her türlü gerçeği söyleyebiliyor, kimseye söyleyemeyeceği şekilde ve senden kendiyle ilgili gerçeği de öğrenebiliyor.
Sayfa 318 - Timaş Yayınları
Alıntı
Nişanlanmalarımdan ve buna benzer şeylerden bahsediyorsun, elbette çok basitti bunlar, acı basit değildi ama etkisi öyleydi. Hani rezil bir hayat yaşarsın da birdenbire bütün rezilliklerin için cezalandırılman gerektiğine karar verilir, kafanı mengeneye sıkıştırırlar, mengenenin bir tatafı sağ, bir tatafı sol şakağına dayanır. Mengene yavaş yavaş sıkıştırılırken, "Evet, bu rezil hayatı yaşamaya devam edeceğim." ya da "Hayır, bu hayatı bırakıyorum." diye bağırman gerekir. Tabii insan ciğerleri patlayana dek "Hayır" diye bağırır.
Sayfa 318 - Timaş Yayınları
Alıntı
Tabii ki bunu çevirip şöyle söylemek mümkün değil: Geçti gitti ve ben bu yeni birlikteliğimizde artık huzurlu, mutlu ve minnettar olacağım. Büyük ölçüde doğru olmadına rağmen (minnet tamamen, mutluluk bir ölçüde doğru, ama huzur hiçbir şekilde değil) insan böyle söyleyemez, çünkü hep korkacağım, en çok da kendimden.
Sayfa 317 - Timaş Yayınları
Alıntı