Sürekli seni sevip sevmediğimi soruyorsun Milena, ama bu çok zor bir soru, mektupta cevaplanamayacak (geçen pazar günkü mektupta da) kadar zor. Bir daha yüz yüze görüştüğümüzde sana bunun cevabını söylerim (eğer sesim gitmezse).
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Günaydın, iyi bir hafta sonu dilerim✨
Okuduğum kitabı yarılamamın mutluluğuyla ki dinlenme kitabı olarak seçmiştim :) ( biraz uzunca geldi)
Yazarlara, kitaplara ve barındırdıklarına bir de karikatür gözüyle bakmak.
İnsan kötü uyuyunca ne sorduğunu bilmeden soruyor. Sürekli sormak istiyor, uyuyamamak demek, soru sormak demek, zaten cevabı bulsa insan, uyuyabilecek.
Aslında hep aynı şeyi yazıyoruz. Önce ben sana hasta olup olmadığını soruyorum, sonra sen bunun hakkında yazıyorsun; bir ben ölmek istiyorum, bir sen; bir ben senin için oğlan çocuğu gibi ağlıyorum, bir sen benim için kız çocuğu gibi ağlıyorsun. Ve bir kere, on kere, bin kere, sürekli seninle olmak istiyorum, sen de aynını söylüyorsun. Artık yeter.
Dünya tarihinde bundan daha mutlu bir imparator olmuş mudur acaba? Odasına giriyor, üç mektup orada öylece duruyor, adamın mektupları açmaktan — yavaşça hareket eden parmaklar — ve arkasına yaslanmaktan, böylesine mutlu olduğuna inanamamaktan başka yapacak bir işi yok.