“Çocuğunu asla doğaya, şehirden uzağa götürmeyen ebeveyn, onu sadece harika deneyimlerden değil, aynı zamanda zihin için güçlü bir bağdaştırıcı etkiden de mahrum ediyor. Doğa da, eşsiz bir birlik, uyum ve barış vardır -başka bir deyişle DEB’li zihinde eksik olan her şey.”
“Beynin biyo-kimyası hakkında endişeleniyorsak, vücudun biyokimyası hakkında da endişelenmeliyiz: Her ikisinin de sağlığı için, doğru beslenme vazgeçilmezdir. DEB’li çocuk kan şekeri çok düşük olduğunda tamamen dağılır, çok yüksek olduğunda hiper olur ve doğrudan beslenme durumlarının beyni nasıl etkilediğini gösterir. Bir kez daha mesele hedeflerin ne olduğudur. Zihinsei dengenin uzun vadeli gelişimi, amaç olarak gün boyunca şarjın dolu olmasının yerini alacaksa, iç ortam göz ardı edilemez.”
“DEB’li yetişkinin içindeki bir korku, onu yatağa gidip ışığı kapatmaktan alıkoyar. Korku, birkaç dakika bile olsa kişinin zihniyle yalnız kalma korkusudur.”
“Dikkat eksikliği bozukluğu olan bir çocuğu sabahları uyandırmak zor olabilir ancak akşamları onu yarağa yatırmanın imkânı yoktur. Sorunun ayrılık kaygısı olduğuna inanıyorum çünkü aynı çocuğun duygusal olarak daha güvende hissettiğinde yatma zamanı konusunda çok daha iş birlikçi olduğunu gördüm. Yıllar boyunca kendi deneyimimi merakla not ettim, karımla olan ilişkim hakkında daha az gerginlik ve endişe hissettiğim zamanlarda, geç saatlere kadar uyuma eğilimim daha azdı.”
“Doğru koşullar olmadan, beyin yeni devreler veya zihinde dünya ve benlik ile ilişki kurmak için yeni yollar geliştiremez. Bir insan kendi etrafında sürdürdüğü kaosun ortasında aklı başında kalamaz.”