Üssüğünoğlu, gökyüzüne kırpık gözlerle baktı. Sonra boşluğa doğru söylenmeye başladı:
- Duyduk, rüzgâr efendi duyduk. Kış geliyor diyorsun.Hoş geldi, sefalar getirdi. Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi? Sen öyle delicoş esip durma. İşleme fakirin ciğerine... Harmanda isteriz, nazlı geline dönersin. Duyduk işte kış geliyor. Sen söylemeden ağaçlar söyledi onu. Baksana dere boyundaki kavaklara, bir uçlarında kaldı yaprak. Sen bilir misin ne der o yapraklar? Kış geliyor der. Hem de zorlusundan... Allah teala bilir gayrik karın kalkmasını. Mart mı der, Nisan mı der? Sen icik yavaş gel insanın üstüne...
Üşüdük işte, donduk işte. Hal kalmadı çift demirini sökmeye...