D.

D.
@Branchfor
"Monna Rosa seni görmemeliyim Bir bakışın ölmem için yetecek.."
"Hayatın bazı ezelî anları vardır ki ne müddeti, ne şekli, ne tarifi vardır. Sadece bir tahassüs (duygulanım) , sadece bir hayat sarsıntısıdır."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yoldaki Yalnız Kadın
"Bir sakıncadır, bir tehlikedir bu hâlâ erkeklerin olan bu dünyada yürümek yalnız başına. Her dönemeçte bekler seni pususu saçma rastlantıların. Sokaklar yaralar seni meraklı bakışlarla. Yoldaki yalnız kadın. Tek savunman senin savunmasız olman. Düşünmedin erkeği dayanılacak bir destek gibi, yaslanılacak bir ağaç gövdesi, sığınılacak bir duvar gibi düşünmedin erkeği. Düşünmedin erkeği bir köprü, bir tramplen gibi. Yapayalnız çıktın yola eşit koşullarda tanımak istedin ve istemedin hiçbir şey erkeği sevmekten başka. Uzaklara gidebilecek misin, yoksa düşecek misin çamurlara? Bilmiyorsun, direngensin ama. Devirseler de seni yarı yolda gene de bir yerlere varmış olacaksın mutlaka. Yoldaki yalnız kadın Her şeye rağmen yürüyorsun
"Ağlasın şâh-î şehîde halk-ı âlem, ağlasın Çağlasın hûn-âb-ı çeşm-i ehl-i matem çağlasın"
"Dîn-ü devlet hâinî birkaç melâîn-û Yezîd Eylemişler Hazret-î Abdü'l-Aziz Hân'î şehid"
"Eski reformcuların hayalini kurduğu o enayi, zevk düşkünü ütopyaların tem tersi bir dünya. Korku, ihanet ve azap dolu bir dünya , ezmenin ve ezilmenin dünyası, kendini yetkinleştirdikçe daha az acımasız olacak yerde daha da acımasız olan bir dünya. Bizim dünyamızda ilerleme, daha fazla acıya doğru bir ilerleme olacak. Eski uygarlıklar ya sevgi ya da adalet üstüne kurulduklarını öne sürüyorlardı. Bizim uygarlığımız ise nefret üstüne kurulu."