"Yaşlarınız küçük diye hiçbir gerçeğin sizlerden saklı kalmasından yana değilim. Çocukların anlayamayacakları sorun yoktur. Olsa olsa, dinleyenlerin yaşlarına göre, konuların anlatılış biçimi değişebilir."
خنک آن دم که نشینیم در ایوان من و تو"
به دو نقش و به دو صورت به یکی جان من و تو
خوش و فارغ ز خرافات پریشان من و تو
من و تو بیمن و تو جمع شویم از سر ذوق
Saadet zamanı: avluya doğru oturmuşuz,
sen ve ben
endamımız çift, sûretimiz çift, ruhumuz tek,
sen ve ben
bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif,
sen ve ben
sen ve ben, ne sen varsın ne de ben,
bir olmuşuz aşk elinden"
Mevlana
"Beni hayatta tutan Mekke'dir. Hepsi birbirine benzeyen günlere, raflara dizilmiş şu vazolara, iğrenç bir aşevinde öğle-akşam yemek yemeğe katlanacak gücü veriyor bana. Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum, Çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak."
Bakmayın çevremi kuşatanlara
Hüznün, yalnızlığın şairiyim ben
Issız ovaların nehiriyim ben
İçimde işliyor derin bir yara
Aşkın öldürmeyen zehiriyim ben
Bakmayın çevremi kuşatanlara
Hüznün, yalnızlığın şairiyim ben
Kapattım kalbimin son kapısını
Dokunun; boşlukta bir taş gibiyim
Hafızası ölü nakkaş gibiyim
Çekiyorum mutsuzluğun yasını
Ayaklara mahkum bir baş gibiyim
Kapattım kalbimin son kapısını
Dokunun; boşlukta bir taş gibiyim
Ölümü yaşadım ölmeden önce
Bana sonsuzluğu beklemek düştü
Mazide benim de yüzüm gülmüştü
Uyandım, mutsuzluk geri dönünce
Ölümü yaşadım ölmeden önce
Bana sonsuzluğu beklemek düştü
Gelsene, nerdesin, ey sessiz ölüm
Adını yazsana dudaklarıma
Zaman kan süzüyor kulaklarıma
Hıçkırığa mahkum biçare gönlüm
Haydi takılıver ayaklarıma
Gelsene, nerdesin, ey sessiz ölüm
Adını yazsana dudaklarıma...