Burcu

Puan vermedi·325 syf.··
2021 23. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2021 19:58
Zekanın insan hayatına etkisini anlatan sürükleyici bir kitap. IQ seviyesi düşük olan Charlie, daha zeki olabilmek için, Algernon adındaki bir fareye uygulanan deneye tabi tutulur. Bir beyin ameliyatı geçirir ve gösterdiği gelişimleri ilerleme raporu adı altında kendi cümleleriyle kaydeder. Zekası geliştikçe anıları canlanmaya, dostu olarak gördüğü insanların onunla dalga geçtiğini algılamaya başlar. Zekası düşükken küçümsenen Charlie, yüksek IQ’ya ulaştığında ise insanlara kendilerini yetersiz hissettirdiği için dışlanır. “Hangisi daha kötü bilmiyorum. Kim olduğunu bilmemek ve mutlu olmak mı yoksa her zaman olmak istediği kişi olmak ve yalnız olmak mı…”
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202537bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·251 syf.··
2021 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2021 01:02
Ruhsal bir yolculuğun hikayesi.. Kitap, Amerikalı Marlo Morgan’ın Avusturalya’da yaşayan Aborijin kabilesinin yürüyüşüne katılmasını ve oradaki deneyimlerini konu alıyor. Kabile, kendilerini “Gerçek İnsan”, bizi ise “Mutant” olarak niteliyor. Onların gözünde biz, doğadan kopmuş, gerçekliğe yabancılaşmış ve tamamen Mutant olmuş insanlarız.  Aslında hepimiz dünyaya geldiğimiz andan öleceğimiz güne kadar sürekli yürüyoruz. Bu yürüyüş, kitabın deyimiyle biz mutant insanlara göre madde peşinde koşmakla geçiyor. Nasıl başlayıp nasıl bittiğini anlamadan son buluyor. Oysa gerçek insanlar özlerini kaybetmeden, hiç bir ihtirasın peşinde olmadan, sadece kendileri için yürüyor. Doğaya karşı sonsuz minnet duyuyorlar. Çölde karşılarına çıkan her türlü canlı veya cansız varlığı kendi yararlarına çevirebilme yeteneğine sahipler. İnsanların görmediklerini görüyor, duymadıklarını duyabiliyor, bilmediklerini bilebiliyorlar. Ve biz onları yaşam tarzları bize benzemediği için “ilkel” olarak nitelendiriyoruz, kendi düşüncelerimizin ilkelliğinin farkına varmadan. Onları anlamak için çölde yürüşe çıkmamız ya da onlar gibi yaşamamız gerekmez, yalnızca verdikleri mesajı anlamalı ve hayata geçirmeliyiz. Bu etkileyici yolculuğa siz de kitabın kapağını açarak dahil olabilirsiniz. Keyifli okumalar dilerim.
Bir Çift YürekMarlo Morgan · Klan Yayınları · 201927,5bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2021 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2021 01:25
1. Dünya Savaşı ardından Japonların Ruslardan elde ettikleri eski savaş gemilerini yüzen birer fabrikaya dönüştürmesini ve kapitalist sistemin yasa boşluklarından faydalanıp kendi sömürü düzenlerini oluşturmasını konu alıyor. Bu gemiler, gemi kabul edilmediklerini için deniz hukukundan, fabrika görülmedikleri için ticari hukuktan muaftırlar. Yani borç içinde yaşayan fakir Japon halkının sömürülmesi için bulunmaz bir nimettirler. Gemideki işçiler, insanlık dışı şartlarda çalıştırılır ve isyan etmemeleri için sürekli olarak milli duyguları kullanılır. İşçiler, aralarından biri öldüğünde, yaşamak için birlik olup bu düzene karşı çıkmaları gerektiğini anlarlar. Yazar Kobayaşi Takici, Japonya’nın emperyalist politikasına karşı tepkisi nedeniyle tutuklanmış ve 29-30 yaşlarında polis işkencesinden yaşamını yitirmiş. Uzun yıllar unutturulmaya çalışılsa da kaleminin gücü buna engel olmuş.
Yengeç Konserveleme GemisiKobayaşi Takici · Ayrıntı Yayınları · 2018607 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2021 19:01
İNSAN BİR MAKİNEDİR ! Kitap, yaşlı adam ve genç adam diye iki karakterin karşılıklı konuşmasından oluşuyor. Bu zamana kadar alışılagelmiş insan tanımının kalıplarını yıkar tezler içeriyor. Ömrümüzce öğrendiğimiz “ İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli şey akıldır, özgür iradesidir.” kalıbını yıkan, yıkmayla kalmayıp yerle bir eden cümleler ve örnekler içeriyor. Biyolog Sir John Lubbock’un fareler üzerinde yaptığı deney anlatılıyor. Genç adam hayvanların akılları olmadığını, yaptıkları hareketlerin içgüdüsel olduğunu savunuyor ( hepimizin düşündüğü gibi). Yaşlı adam da deneyi anlatmaya başlıyor.. John Lubbock iki farklı yuvadan karıncaları almış, onları viskiyle sarhoş etmiş ve onları suyun yanındaki yuvalardan birine, kafaları yerinde değilken bırakmış. Yuvadaki karıncalar gelmiş, kendi arkadaşlarını içeriye alıp yabancıyı dışarıda bırakmışlar. Aynı deney bir kaç defa tekrarlanmış ve yabancı dışarıda kalmış. Sonunda sabırları taşmış ve hepsini dışarıda bırakmışlar. Şimdi bu bir içgüdü mü yoksa deneyimlerine tamamen yeni bir zihinsel ve düşünsel tartışma mı; karar verdiler, cezalarını kestiler ve bunu infaz ettiler. Yazar yetmezmiş gibi Franklin’in karınca deneyi örneğini de veriyor ve bize hayvanların düşünebildiğini iyice kanıtlıyor. “İnsan beyni öyle yapılandırılmıştır ki, her ne olursa olsun hiçbir şey oluşturamaz. Ancak dışarıdan elde edilmiş malzemeyi kullanabilir.Sadece bir makinedir ve otomatik olarak çalışır, irade gücü ile değil. Kendi üzerinde hiçbir komutası yoktur, sahibi de onun üzerinde hiçbir komutaya sahip değildir.” Hayvan iradeli, insan iradesiz oluyor bu durumda, yazara göre. Ayrıca insanı iyilik yapmaya yönlendiren tek dürtünün kendi ruhunu hoşnut etme duygusu olduğunu savunuyor. Yani vicdan, hoşgörü, annelik gibi kavramlar yok. İnsan tüm
İnsan Nedir?Mark Twain · Dedalus Kitap · 202319bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2021 13:49
Öncelikle Papalagi, Samoa dilinde “göğü delen adam” demekmiş. Samoa'ya ilk misyonerler bir yelkenliyle geldiğinde, yerliler bu yelkenliyi uzaktan bir delik olarak görmüşler, onlara göre imkansız olan gökyüzüyle okyanusun birleştiği noktada aşılamayacak olan okyanusu aşıp, beyaz adamın da bu delikten çıktığını düşündükleri için “ beyaz adama” “göğü delen adam” yani “Papalagi“ demişler. Kitap bizlere Samoa adasındaki bir yerlinin gözünden Avrupayı ve onların hayatından bakarak dış dünyayı nasıl gözlemlediklerini, yorumladıklarını anlatıp, yaşadığımız hayatı ve dünyayı sorgulamamıza neden olan bir bakış açısı kazandırıyor. Kitabı bitirdiğimizde yazarın da deyimiyle “ kendimizi, yitirdiğimiz bir bakış açısıyla görme imkanı buluyoruz”.
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,2bin okunma