Korku...Korku ve insan, korku ve insan talihi, insanın insana hücumu,o hiç yere düşmanlık.Fakat neyi aldatabilirdim,kime anlatabilirdim? İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana,insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir,insan insanla konuşamaz.
Bazen düşünürüm ne kadar garip mahluklarız ?Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz. Fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız ?
Sahibinin en mahrem dostu olan, bileğinde nabzının atışına arkadaşlık eden, göğsünün üstünde bütün heyecanlarını paylaşan, hülâsâ onun hararetiyle ısınan ve onu uzviyetinde benimseyen,yahut masasının üstünde, gün dediğimiz zaman bütününü onunla beraber bütün olup bitişiyle yaşayan saat, ister istemez sahibine tenessül eder,onun gibi yaşamaya ve düşünmeye alışır.
Saatler de böyledir.Sahiplerinin mizaçlarındaki ağırlığa, canı tezliğe, evlilik hayatlarına ve siyasî akidelerine göre yürüyüşlerini ister istemez değiştirirler.