Büşra

Büşra
81 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
insanın en kırık yerinden bile bir yol geçiyor bazen. Kimse görmüyor, kimse sormuyor, ama zaman dediğimiz şey, içimizde usulca yürüyen bir yabancı gibi her gün biraz daha alıştırıyor bizi yokluğa...
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sonrası Çiçekli Bir Yalnızlık
Sonra…“Sonra” diye diye geçti ömrüm, bir şeyleri kaybederek büyüdüm ben. Önce çocukluğumu kaybettim; yağmur başlayınca pencereye koşan telaşımı,bir kuş göğe yükselince içimde kanatlanan umudu.. Sonra hayretimi kaybettim. Dünya, yavaş yavaş sıradanlaştı. Gözümde İnsan biraz da alıştığı şeylerin içinde çürüyor, bayım. Sonra zamanı kaybettim;uykularımı,içimde kimsenin bilmediği o ince sevinci. Bir kadın en çok ne zaman yorulur, bilir misin? Bayım Kimseye anlatamadığı şeyleri içinde büyütürken. Sonra anneme benzedim biraz.Dağılan her şeyi toplamayı öğrendim;masayı, saçlarımı, kırılan fincanları… Bir tek içimi toparlayamadım. Çünkü insan bazen kendi içinde dağınık bir ev gibi kalıyor;perdeleri hiç açılmayan,çiçekleri susuz bırakılmış bir ev gibi... Sonra sevdiğim ne varsa eksildi. Yavaş yavaş Bir çiçek eksildi vazodan,bir ses eksildi evden,bir insan eksildi ömrümden. En sonunda ben eksildim kendimden. Kimse anlamadı bunu, bayım. Kadınlar sessiz eksilir çünkü Bir şey demeden kırılır,bir şey demeden yorulur, bir şey demeden gider içlerinden bazı şeyler. Sonra heveslerim kırıldı.Öyle büyük felaketlerle değil üstelik;bir sabah uyanıp eskisi gibi hissedememekle.
Duygu ve Düşünce
Daha kaç bahar bekleyeceğiz çiçek açmak için?
Benim içimde uzun zamandır kimsenin uğramadığı bir bahçe var. Toprağı küsmüş, dalları yorgun, kuşları çoktan başka göklere göçmüş. Oysa ben her yıl bahar gelince içimde küçük bir umutla bekliyorum; belki bu yıl diyorum, belki bu yıl kalbim de biraz yeşerir. Ama bazı baharlar sadece takvimlere geliyor. İnsanın içine uğramıyor. Pencereden içeri güneş doluyor, sokaklarda ağaçlar çiçek açıyor ama insanın içindeki o kırık dal bir türlü tomurcuklanmayı öğrenemiyor. Ben yine de bekliyorum, çünkü insan bazen bir çiçek için değil, çiçek açabileceğine inanmak için yaşar. Ve belki de bir gün, belki bir sabah, kimsenin fark etmediği bir anda etrafı dikenli tellere örülü bahçemizde utangaç bir çiçek açar. işte o an, anlarız ki beklemek de bir baharmış, ve içimizdeki her kırık dal, geç kalmış da olsa, sonunda açıyormuş.🌱
Bir Ev Kadar Yas
Annem bugün sessizdi. Sessizliğin de bir yas biçimi olduğunu ondan öğrendim. Bazı acılar dile gelmez; insanın içine yerleşir, orada ağır bir eşya gibi durur ve yerini kimseye söylemez. Bir hafta önce annesini toprağa verdi. Toprak hâlâ tırnaklarının arasında sanki. Ne yıkamakla geçiyor ne de zamanla. Bazı kayıplar temizlenmez, insanın üstünde kalır, günlük hayatın içine karışır. Anne olmak ne tuhaf bir yük. İnsan annesini kaybedince birden bire yetim kalmıyor, ama birden bire büyüyor. Bu büyüme yüzde beliren bir çizgi değil; yürüyüşe eklenen sessiz bir ağırlık. Kimsenin fark etmediği, ama her adımda hissedilen. Annem mutfağa girdi bugün çay koydu. Sanki birazdan (Anneannem) “taştı o çay” diyecekmiş gibi.
Duygu ve Düşünce