Bir zamanlar okuruna seslenip “Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba”? diyen bir yazar... Oğuz Atay. Bunu söylerken kendini işaret etmiyordu; yazının içine çekilmiş bir bilinci, bir uyanıklığı kastediyordu. Okuru metnin karşısına değil, kendi içinin karşısına bırakıyordu. Bugün o hayatta değil. Ama onun “burada” dediği yeri bulmak hâlâ kolay değil. Cümlelerinin açtığı o dar, huzursuz alana her okur giremiyor; insan bazen kendini geri çekmek istiyor, bazen anlamamakla yetiniyor. Ölüm yıl dönümünde Oğuz Atay’ı anmak, yokluğunu hatırlamaktan çok, o alanı aramayı sürdürmek gibi. Çünkü bazı yazarlar gider; ama bıraktıkları soru, okuru rahat bırakmaz. Biz hâlâ onu, o sorunun içinde, kendimizi zorlayarak okuyoruz.
Biz buradayız, "sevgili okurların" olarak :) seni arıyoruz... Ama sen yoksun; senin işaret ettiğin “burada”ya varabildik mi hâlâ bilmiyoruz. Eksikliğin içimizi sarıyor. Senin bıraktığın boşluğu hissederek, seni okumaya, anlamaya devam ediyoruz. Ve tüm bunların ortasında, kelimelerinle açtığın bu zor ve dürüst yerde, saygı, sevgi ve rahmetle anıyoruz.🥀