Lakin aşk, insanın gözünü sadece sevdiğinin kusurlarına değil, sevebileceklerinin lütuflanna karşı da kör ediyor. Aşık, çevresindeki temaşaya rağmen, ona ait olmayan teferruatı fark etmeyi reddediyor. Zaten kime baksa
sadece tek bir kişiyi görüyor, kimden bahsetse aslında sadece ondan dem vurmanın yolunu açmaya çabalıyor.
Şüphesiz kitabın en beğendiğim bölümü şudur,
Sakarya, Dumlupınar, İzmir ve Lozan… Hepsini böyle ödedik. Mustafa Kemal, Büyük Harp’e girmek aleyhinde idi: Kafa ve sanat adamı olduğu için!
Mustafa Kemal, Kurtuluş Harbi’ni bırakmak fikrinde asla bulunmadı: Vatan adamı olduğu için!
İşte size kitabın özü: İlim ve vatan adamı olunuz.
Hiçbiri yalnız başına, ne sizi ne de milletini kurtarabilir.
Suriye, Filistin ve Hicaz’da; ‘Türk müsünüz’ sorusuna ‘Estağfurullah’ cevabını veren bir millet için, “Türk çocuğu, artık Arap çölleri için kanını dökmeyecektir.’’ sözünün teminatı niteliğinde bir kitap.
Bu vatanın ne zorluklarla kazanıldığını anlatan bir kitap. Değerini biliyor muyuz? Asla…Biz Türk milleti kendi başına bir devlet yapamaz algısını Mustafa Kemal Paşa önderliğinde daha binlerce mehmetçik sayesinde yıktık. Bizim şu an ülkemizin değerini bilmeyişimiz niye?
Bu vatan için kanını yere döken başta Mustafa Kemal Paşa’mın ve binlerce şehidimizin ruhu şad olsun!!! Sonsuz sevgi ve saygı ile.