Nur

Nur
Gönül Hanım
Puan vermedi·144 syf.··
2020 20. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2020 23:37
Gönül Hanım, Türk edebiyatında Orta Asya’dan bahseden ilk romanımızdır. Karakterlerimiz Subay Tolun Bey, Ali Bahadır Kaplanoğlu, Gönül Hanım ve Macar Kont Bela Zichy. Kitapta karakterlerin milliyetçilik sevdası ile atalarının topraklarına, Moğolistan’a yolculuklarına şahit oluyoruz. Olayları Tolun Bey’in akıcı kaleminden, günlüğünden dinliyoruz. Kont Bela’nın Macarların köken arayışını temsil eden bir karakter olduğunu söyleyebiliriz. Gönül Hanım ise o döneme kadar çizilmemiş karakterlerin tersine idealist, bilgili, görgülü ve içinde Turancılık ateşi olan zengin bir kadın. Türklerin topraklarını gezdirirken mensup olduğu dinlerde Budizm’den, geleneklerinden ve eski Türkçe ile yeni Türkçe arasındaki betikbilimden de kitapta bahsedilir. Ayrıca karakterin arasındaki gelişen aşk, kitabı içeriğinden bozmadan tatlı bir hava veriyor. Orhun Abileri’nden kesitler olan ve Türk dünyasından bahseden bu kısa eseri her genç okumaya yeni başlarken okumalı.
Edebiyat
Gönül HanımAhmet Hikmet Müftüoğlu · Bilge Kültür Sanat · 20182,004 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Türkü Söylüyor Otlar
Puan vermedi·256 syf.··
2020 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2020 11:42
Sonunun baştan söylendiği bu roman 1950'lerin ırkçılığını, çiftçilik sistemini, dönemin sosyoloji­sini, iki yüzlülüğünü ele alıyor. Rodezya 'da tek başına yaşayan, kendi ayakları üzerinde durabilen, herkesin arkadaşı ama kimsenin en yakın dostu olmayan, evlenmeyi aklından geçirmeyen "beyaz" kadın Mary zaman ilerledikçe arkadaşlarının onun yalnızlığı­nı dedikodu malzemesi ettiğini duyar ve evlenmemesinin tercih değil beceriksizlik olduğunu düşünür. Telaşla evlenecek biri­ni aramaya başlar. Çiftçi Dick ile yaptığı evlilik onu şehirden alır ve Afrika’nın fakir bozkır yaşamına sürükler. Siyahlar arasında, kavurucu sıcakta kalan Mary bütün hırsını uşaklarından çıkarmaktadır ve bütün komşularına kendini kapatmış "kendi dünyasında” yaşayan bir kadın olmuştur. Şehir yaşamını özleyen ve kocasının sonu hüsran olan bütün "para getirecek işlere" girip batması, sıcağın altında kavrulan Mary için çekilmez Olur. Dick’in hastalandığı bir dönemde tarlalara yönetime giden Mary kocasının bütün iş­lere el atıp da yarım bıraktığını görün­ce yönetimi ele almak ister. Zencilerden nefret eden Mary gözlerine bakarsa insan olduklarını kabul edeceği korkusuyla onlara kök söktürerek makina gibi çalıştırır. Su içmek isteyen Moeses’e kırbaç ile vurup çalışması için emreder fakat kendi de zenci­ye bu şekilde vurmasının bir geri dönüşü olabileceği korkusuna kapılarak korkar. Bu olay­dan haberi olmayan Dick, Mary'nin evden sürekli uşak kovması üzerine Moses'i eve uşak yapar ve Mary'nin" kendi dünyasına" dokunan birileri sonunda çıkar. Fakat bir zencinin beyaz birinin yaşamına el uzatması büyük hakarettir.
Edebiyat
Türkü Söylüyor OtlarDoris Lessing · Can Yayınları · 2017710 okunma
Uğultulu Tepeler
Puan vermedi·480 syf.··
2020 24. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2020 22:00
Uğultulu Tepeler 1847’de yazılmış Viktorya Dönemi Gotik Edebiyatı ürünüdür. Bütün karakterlerin psikolojik sorunları, histerik davranışları ve bencil tutumları var. Bir tek Ellen’in daha mantıklı bir insan olduğunu söyleyebilirim ki onun da üstüne vazife olmayan şeylere karışmak gibi bir huyu var. Hikaye iki ailenin iç içe geçmesini ve iki nesil boyunca ilerleyen düşmanlığı anlatıyor. Earnshaw’ın evlatlık aldıkları Heathcliff, evin kızı Catherine ile birbirlerini sevmelerine rağmen kızın kendini Linton ailesine daha layık görmesi ile Heathcliff zaten bencil ve yırtıcı karakterine bir de kindarlık ekleyerek herkese eziyet etmeye başlar ve bu bütün karakterleri etkiler. Bazı insanlar bu kitaptaki ilişkileri aşk olarak değerlendirmiş fakat bana göre kesinlikle aşk değil. Aşkın nefrete dönmüş hali görüyoruz ve aşk ilk sayfalardan sonra bizi terk ediyor. ‘’Ruhlarımız her neyden yapıldıysa, onun ve benim ruhum aynı.’’ Catherine, Heathcliff’i olduğu gibi görür: bencil ve yırtıcı. Bu konuda kocanın kardeşi Isabella’yı uyarmasına rağmen kendini dinletemez ve sevdiği kızı elinden alan Edgar’ı üzmek tek gayesi olan karakterimiz onunla evlenir. Uğultulu Tepeler’de ev Viktorya Döneminin zıttına gotiktir. Bunu Lockwood’un ev ziyaret manzaralarından ve Cathy’nin çatıda sakladığı günlük sayfalarından, evden kaçış sahnelerinden anlayabiliriz. Romanda aynı zamanda ev içi ile sınırlanan kadın yaşamlarının nasıl psikolojik sorunlara yol açtığını görürüz. Ev romanda sığınılacak yer değil istismar, korku, klostrofobi, sömürü ve baskının Gotik mekanı olur.
Edebiyat
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Koridor Yayıncılık · 201658bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2020 23. kitabı
19.yüzyılda çevreci bir aktivistle yürümenin felsefesi üzerine konuşmak ister misiniz? Yabanıl olan ile yabanıl olmayanın arasındaki farkları görmek de isteyebilirsiniz. Özellikle kapitalizmin medenileştirdiği toplumlara eleştiri yapan aktivistin yürümek üzerine olan 3 denemesinin toplandığı kitap gerçek doğanın önemini bir kez daha bize hatırlatıyor.
Edebiyat
YürümekHenry David Thoreau · Can Yayınları · 20204,564 okunma

Nur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·480 syf.··
15 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2020 22:00
·
2020 24. kitabı
Emily Brontë
8.2/10 · 58bin okunma