Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2021 16:03
Orta Asya'dan söz eden ilk roman olma özelliği taşıyan Gönül Hanım, ilk kez Tasvir-i Efkâr gazetesinin 14 Şubat 1920 tarihli nüshasında tefrika edilmeye başlanır. Ancak bu tefrika ön görüldüğü gibi art arda sürekli bir mahiyet arz etmez, bazı sayılarda devam etmez. Birkaç günlük gecikmeler söz konusu olur. 33 sayı süren bu tefrika 16 mart 1920 yılında tamamlanır. Şahıs kadrosunda Türkiye Türk'ü Mehmet Tolun, Tatar Türk'ü Gönül Hanım, Ali Bahadır Bey ve Macar Kont Béla Zichy vardır. Bu kişilerin köklerini ve ata yurdunu keşfetmek ve araştırmak üzere çıktıkları göç, sefer, yolculuk, yol üzerine kurulu bir romandır. Romandaki aşk teması biraz zayıf kalmıştır. Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Gönül Hanım Sefer Heyeti'nin yolculuğunu romanda türün imkanları ölçüsünde olabildiğince ayrıntılarıyla dikkate alarak sunar. Ahmet Hikmet bu romanını; köklerini unutan, hatırlamayan Osmanlı Türklerine -bir devlet adamı olarak değil ama- Türkçü bir aydın olarak " Ey Türk ! Köklerini hatırla/unutma ve öğren, şuurlan" demek için kaleme almıştır. Gönül Hanım bir romandan çok adeta bir " İlk Türklük El Kitabı" dır. Ya da "İlk Türklük Rehberi" gibidir. Bu rehber hiç kuşkusuz o gün Türkleşme sürecinde olan Türkler için, onları uyandırmak, bilinçlendirmek içindir. Üstelik bu romanı, Ahmet Hikmet Müftüoğlu ata yurduna hiç gitmeden oraları hiç görmeden kaleme almıştır.
Edebiyat
Gönül HanımAhmet Hikmet Müftüoğlu · Bilge Kültür Sanat · 20182,000 okunma
Türk Tarihi Üzerine..
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2021 18:10
Gönül Hanım 1920 yılında Tasvir-i Efkar gazetesinde tefrika ettirdiği Gönül Hanım romanı, yabancılar tarafından keşfedilen, okunan ve bilim dünyasına duyurulan Orhun yazıtlarına dikkat çeken, ‘bizden’ olduğunu hatırlatan edebi bir metindir. Ahmet Hikmet, Türklüğün ilk yazılı belgelerine dikkat çekmekle kalmamış, romanı edebi bir düzleme oturtmuş ayrıca makale ve fikri eser romanı dedirtecek kadar da yazıtlar hakkında bilgi vermiştir. Mehmet Tolun, Gönül Hanım, Ali Bahadır Bey ve Bela Zichy tesadüfen tanışmışlar ve dördünün bir ortak özelliği vardır; Ata yurdunu merak etmek. Okuyucu, romanda Gönül Hanım ve sefer heyetinin maceralarını okurken, yazıtlar hakkında bilgi edinmekle kalmaz, Orta Asya’ya uzanan sefer heyetiyle birlikte yolculuğun bir parçası olur. ‘Göç, sefer, yol, yolculuk’ üzerine kurulu bu roman; Türkiye Türkü, Tatar Türkü, Macar’dan oluşan dört kahraman tesadüfen tanıştıkları esnada, o vakitler Türk dünyasının pek bilmediği, varlığından haberdar olunmadığı ve kaynakların yabancılar tarafından araştırılmaya alındığı yazıtları merak ederek Türk dünyasına tanıtmak ister ve ilk yerli ilmî heyeti oluştururlar; ’Gönül Hanım ve sefer heyeti’ Gruptaki kişiler sefer heyetine çıkarlar, yol boyunca tarihi ve ilmi sohbet ederler. Vardıklarında Kültigin ve Bilge Kağan anıtlarını bulurlar. Anıtlar hakkında bilgi edinirler, kopyalarını çıkarırlar ve Türk dünyasına tanıtmak maksadıyla sefer heyetini tamamlamış olurlar. Ahmet Hikmet, romanın bu esnasında edebi eser hüviyetini arka plana alarak yazıtlar hakkında bilgi verir, yazıtları ve ilk yazılı belgeleri okuyucuya tanıtır. Zaman zaman da makale ve fikri hüviyeti arka plana alarak okuyucunun romanın akışına kapılıp gitmesini sağlar, bunu sağlamak için de romanda Gönül Hanım, Kont ve Tolun Bey arasında aşk
Edebiyat
Gönül HanımAhmet Hikmet Müftüoğlu · Bilge Kültür Sanat · 20182,000 okunma
Gönül Hanım
Puan vermedi·144 syf.··
2024 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2024 08:53
Gönül Hanım, Türk yazar ve diplomat Ahmet Hikmet Müftüoğlu'na ait bir eserdir. Gönül Hanım, 1920 yılında Tasvir-i Efkar gazetesinde 33 tefrika halinde yazılan bir eserdir. Eser 136 sayfadan oluşmaktadır ve içerisinde bir önsöz ve bir bibliyografya kısmı da bulunmaktadır. Eser, 1917 yılında Kafkasya Cephesinde Ruslara esir düşmüş bir Türk subayı olan Mehmet Tolun Bey'in, Tatar dostu Ali Bahadır Bey ve onun kız kardeşi Gönül Hanım ve Macar Bela Zichy ile Orta Asya'nın göbeğine yani Orhun Abidelerine inceleme yapmak için yaptığı yolculuğu anlatır. Eser, Türk edebiyatı adına mühim bir eserdir çünkü Orta Asya'dan ilk defa bahsedilen bir eserdir. Eser, yazar hayattayken bir araya getirilmemiş daha sonraları bir araya getirilip kitaplaştırılmıştır. Yazar ve kitap hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz eserin önsözünü kesinlikle okumalısınız. Yazarın Türkçü kimliğinin oluşmasıyla bu kimlik eserlerinde yer almaya başlamıştır ve bu eserde de bunu görmek mümkündür. Bu eser yazarın Orhun Abideleri ve Türk boy ve milletleri üzerine yapmış olduğu inceleme ve araştırmalarını içermektedir. Bunu kitabın bir kısmında Orhun Abidelerinin bir yüzünü aynen çözümlenip aktarılmasıyla anlıyoruz. Ayrıca yazar bu eseri oluştururken biçim ve üslup bakımından özgün ve mükemmel bir roman bizlere sunmaz. Yazar bir olay örgüsü üzerinden ilerleyen bir roman görünümünün yanı sıra düşüncelerini karşılıklı diyaloglar ve incelemelerle aktarmaktadır. Eser, teknik bakımdan eksiklikleri olmasına rağmen bir bakış açısı kazandırmak adına çarpıcıdır. Bu konuda yazılmış ilk eser olması nedeniyle eksikleri olsa da bence her Türk gencinin bu eseri okumasını öneririm. Keyifli okumalar dilerim
1000Kitap
Gönül HanımAhmet Hikmet Müftüoğlu · Bilge Kültür Sanat · 20182,000 okunma
Gönül Hanım
Puan vermedi·144 syf.··
2020 20. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2020 23:37
Gönül Hanım, Türk edebiyatında Orta Asya’dan bahseden ilk romanımızdır. Karakterlerimiz Subay Tolun Bey, Ali Bahadır Kaplanoğlu, Gönül Hanım ve Macar Kont Bela Zichy. Kitapta karakterlerin milliyetçilik sevdası ile atalarının topraklarına, Moğolistan’a yolculuklarına şahit oluyoruz. Olayları Tolun Bey’in akıcı kaleminden, günlüğünden dinliyoruz. Kont Bela’nın Macarların köken arayışını temsil eden bir karakter olduğunu söyleyebiliriz. Gönül Hanım ise o döneme kadar çizilmemiş karakterlerin tersine idealist, bilgili, görgülü ve içinde Turancılık ateşi olan zengin bir kadın. Türklerin topraklarını gezdirirken mensup olduğu dinlerde Budizm’den, geleneklerinden ve eski Türkçe ile yeni Türkçe arasındaki betikbilimden de kitapta bahsedilir. Ayrıca karakterin arasındaki gelişen aşk, kitabı içeriğinden bozmadan tatlı bir hava veriyor. Orhun Abileri’nden kesitler olan ve Türk dünyasından bahseden bu kısa eseri her genç okumaya yeni başlarken okumalı.
Edebiyat
Gönül HanımAhmet Hikmet Müftüoğlu · Bilge Kültür Sanat · 20182,000 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2021 10. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2021 15:56
Ahmed Hikmet Müftüoğlu eserinde bir heyet kurarak Kül Tigin, Bilge Kağan ve diğer heykeller için araştırma yapmak için yola çıkan bir İki Tatar, bir Macar ve bir Türk'ün gezi macerasını ve abidelerin yazılarının çözümü ile Türk medeniyetine ve kültürüne hizmette bulunmuşlardır. Kitap günlük şeklinde olayları anlatarak, okuyucuya aktarılıyor. Abideler için verilen bilgiler her kesimin anlayacağı dille okuyucuya aktarılıyor.
Gönül HanımAhmet Hikmet Müftüoğlu · Bilge Kültür Sanat · 20182,000 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2021 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2021 00:00
Ahmed Hikmet Müftüoğlu eserinde bir heyet kurarak Kül Tigin, Bilge Kağan, ve diğer heykeller için araştırma yapmak için yola çıkan iki Tatar abim Macar ve bir Türk'ün gezi macerasını ve abidelerin yazılarının çözümü ile Türk medeniyetine ve kültürüne hizmette bulunmuşlardır. Kitap günlük şeklinde olayları anlatarak, okuyucuya aktarılıyor. Abideler için verilen bilgiler her kesimin anlayacağı dille okuyucuya aktarılıyor.
Gönül HanımAhmet Hikmet Müftüoğlu · Bilge Kültür Sanat · 20182,000 okunma
8/10
·144 syf.··
2019 49. kitabı
Türklerin yüzyıllardır değişmeyen alışkanlıklarına dair çok ince eleştiriler ve çözüm önerileri yer alıyor. Fakat geçen yüzyılların ardından ne kadar çözüldü muamma...
Gönül HanımAhmet Hikmet Müftüoğlu · Bilge Kültür Sanat · 20182,000 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2024 25. kitabı
Tasvir-i Efkar gazetesinde tefrika edilen romandır. Ahmet Hikmet Müftüoğlu Edebiyat-ı Cedide devrindeki yazıları ve Türkçülük akımı yazıları olarak iki dönem içinde eserler vermiştir.Yazı hayatında çeviriler de yapmıştır.Öz Türkçe yazdığı metinler de bulunur.Edebiyat-ı Cedide döneminde yazdıklarının dili epey ağırdır.Mensur şiir havası taşıyan hikâyeler de yazmıştır.Türkçülük akımının başladığı dönemdeyse dili sadeleşir.Servet-i Fünûn dönemi hikâyelerini Haristan ve Gülistan adlı kitapta toplar.Meşrutiyet sonrası yazdığı hikâyeleri Çağlayan kitabında toplar. Yazar edebiyatının ikinci döneminde tarihin üzücü olaylarını halk edebiyatı izleriyle kaleme alır. Turancılık akımına dahil olan yazarın Gönül Hanım kitabı,Türkçülüğün anlatıldığı ilk romanlardandır.Aynı zamanda esir düşülen kamptan kaçma,sahte pasaportla yolculuğa çıkma,tapınak ve abidelerde iz sürme,araştırma yaparken yaşananlar gibi ayrıntılarla bir macera romanıdır. Okurken İlk Türk yazılı eserlerinin izini süren bir ekiple tapınaklarda,yazıtlarda gezilir.İçinde aşk hikâyesi de barındıran Gönül Hanım milliyetçilik kavramına yoğunlaşır. Gönül Hanım Sefer Heyeti,Türk tarihini ve yazılı ilk eserlerini araştırmak için bir tren yolculuğuna çıkar.Romanda bu yolculukta yaşananlar macera zemininde aktarılırken,Türk tarihi hakkında bilgiler bulunur. Romanda Türkçülük adına bir tez vardır.Biz benliğimizi tanımazsak kimse bizi tanımaya tenezzül etmez.
Gönül HanımAhmet Hikmet Müftüoğlu · Bilge Kültür Sanat · 20182,000 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2021 23:02
Kitap O kadar güzel bir hikaye ışığında, o kadar mühim konulara değinmiş ki.. Geçmişini Başkasının bulduğu bir Irktan... O buluşun aslında Türkler açısından ne kadar hayatı bir öneme sahip oluşundan...Ve Devlet sahibi Türklerin Taşlara kazınan Ata öğüdüne yeterince sahip çıkmayışından.. Turan coğrafyasındaki Türklerin şu anki durumlarından tutun bu konumdaki çözümlere kadar.. Kitabelere yolculuk ederken bir degil aslında iki gönül hikayesi okuyacaksınız...
Gönül HanımAhmet Hikmet Müftüoğlu · Bilge Kültür Sanat · 20182,000 okunma
10/10
·119 syf.··
2023 34. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2023 17:29
Merhaba! Çok önceden rastgele girdiğim bi sahaftan rastgele aldığım bir eser ile karşınızdayım. Gönül Hanım, Ahmet Hikmet Müftüoğlu'na ait ilk okuduğum ve gerçekten çok beğendiğim bir eser oldu. Üsteğmen Mehmet Tolun, Macar Kont Zichy, Bahadır Kaplanov ve Gönül Kaplanova olmak üzere Türklerin ana yurdu Orhun Vadisi'ne gitmelerini anlatıyor. Uzun bir yolculuk sırasında bir çok maceralar yaşıyorlar. Sonunda hedeflerindeki Orhun Vadisi'ne gidiyorlar. Ayriyeten Ahmet Hikmet Müftüoğlu bu romanında çok fazla tarihsel bilgiyi sıkmadan okura çok güzel bir şekilde anlatmış. Okuduğunuzda seveceğinizi düşündüğüm bu eserden bir alıntı bırakacağım. "Ya Rab! Türk'e, o senin birliğin, ululuğun uğruna kanını asırlardan beri döke döke eriyen bu sadık, fedakâr, talihsiz millete, nineleri gözyaşlarıyla, evlatları kendi kanlarıyla abdest alarak meydandaki mescitlerinde, yüce huzurunda secdeye varan senin öz kullarına neden cihanı düşman ettin? Neden onları âlem nazarında hor ve hakir kıldın? Dünkü saadet ve ezici kuvvetlerinin akabinde bugünkü sefalet ve zilletlerine sebep nedir? Sana doğru yükselmek için çalıştıkça niye onları hakaret uçurumlarına ittin ve itiyorsun? Mademki düşürecek, ezecektin, niye onları büyüttün, yücelttin, yükseklerden yuvarlayıp paramparça etmek istedin? Bu cilveye sebep ne ilahî? Sevgiyle Kalın !
Edebiyat
Gönül HanımAhmet Hikmet Müftüoğlu · Kapra Yayıncılık · 20212,000 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Ahmet Hikmet MüftüoğluYazar · 5 kitap
Ahmet Hikmet Müftüoğlu Yazar ve diplomat. 1870 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Müftüoğlu Sezai Beydir. Dedesi Yunanlılar tarafından şehid edilen Mora Müftüsü Abdülhalim Efendidir. Dedesinin müftü olması sebebiyle "Müftüoğlu" adını almıştır. Ahmed Hikmet, sık sık hastalanması sebebiyle okula muntazaman devam edememesine rağmen, Dökmecilerdeki Taş Mektebi ile Mahmudiye Vakıf ve Soğukçeşme Askeri Rüşdiyesini bitirerek Galatasaray Mekteb-i Sultanisine girdi. Dördüncü sınıftayken ilk eserinin basılışı edebiyata ilgisini artırdı. 1888'de Galatasaray'ı bitirdi ve Hariciye Nezareti Umur-ı Şehbenderi Kalemine memur tayin edildi ve vazifesi dışında Fransızcadan roman tercümeleri yaptı. Marsilya, Pire ve 1890 yılında da Kafkasya'ya gönderildi. Sefaretlerde çalışan yazar, 1896'da İstanbul'a dönerek Umur-ı Şehbenderi Kalemi Ser-halifeliğine getirildi. Meşrutiyete kadar Hariciye Nezareti merkezinde çalıştı. Bir yıla yakın Nafia Nezaretinde, Ticaret Müdiriyet-i Umumiyesinde vazife aldı. Tekrar Hariciye Nezaretine dönerek 1912'de Peşte Başşehbenderi oldu. Bu tarihe kadar geçen zaman içinde Ahmed Hikmet, 1908 yılında Türk Derneğinin ve 1911 yılında da Türk Yurdu'nun kurucu üyesi olarak hizmet verdi. 1918'de İstanbul'a dönen yazar, 1924 yılında Halife Abdülmecid Efendinin Ser-karinliğine, iki yıl sonra da Hariciye Vekaleti Müsteşarlığına getirildi. Anadolu-Bağdat Demiryolları İdare Meclisi Azalığı ve Elektrik Şirketi İdare Meclisi Azalığı görevlerini de üstlendi. Ahmed Hikmet 19 Mayıs 1927 günü karaciğer kanserinden öldü. Ahmed Hikmet'in edebiyat merakı daha lise yıllarında başlamıştı. Bu alandaki merakının, aileden gelen bir haslet olduğunu ifade eder. İlk olarak Asır Kütüphanesi neşriyatı arasında çıkan Leyla Yahut Bir Mecnunun İntikamı yayınlandı. Daha sonra Fransızcadan Tuvalet ve Letafet ve Bir Riyazinin Muaşakası adlarında iki eser tercüme ettiyse de, doğu ile batı kültürünün çok farklı olduğunu görerek bir daha eser tercüme etmedi. Servet-i Fünun devrinde, İkdam ve Servet-i Fünun dergilerinde yazdığı hikaye ve nesirlerini 1901 yılında Haristan ve Gülistan adlı eserlerde topladı. Bu iki eserinde Ahmed Hikmet Müftüoğlu, daha iyi tesir yapmak, gönülleri heyecanlandırmak için mübalağalı bir üslub kullandığını, ağır ve anlaşılması güç Servet-i Fünun dilini işlediğini ve hayal mahsulü konular anlattığını bizzat kendisi söyler. Kendisinin de ifade ettiği sebeplerden dolayı bu iki eseri fazla itibar kazanamamıştır. İkinci Meşrutiyetten sonra, zamanın modasına uyarak o da Turancılık edebiyatı akımına uymuştur. Bu akıma bağlı olarak yazdığı yazıların büyük kısmını Çağlayanlar (1922) adlı eserinde toplamıştır. Bu eserinde yazar arı Türkçeciliğe yönelmiş, fakat bu defa da kelime uydurma ve Servet-i Fünundan kalma hayalcilikten kendini kurtaramamıştır. Gönül Hanım adlı romanı Tasvir-i Efkar Gazetesinde tefrika edilmiş ve 1970'de kitap olarak bastırılmıştır. Ahmed Hikmet, yazılarında daha ziyade kelime bulmaya ve üsluba dikkat ettiği için, konulara dikkat etmemiş ve bu yüzden zamanındakilerin ayarında bir edebiyatçı olamamıştır. Eserleri: Patates (ilmî, 1890) Leyla yahud Bir Mecnunun İntikamı (hikaye, 1891) Tuvalet yahud Letafet-i Aza (tercüme ve ilaveler, 1892) Bir Riyazinin Muaşakası yahud Kamil (tercüme, roman, 1892), Haristan ve Gülistan (hikaye, 1901), Gönül Hanım (roman tefrikası, 1920), Çağlayanlar (hikaye, 1922). Bir Tesadüf Kadın Ruhu Beliren Simalar Salon Köşeleri Bir safha-i kalb Silinmiş Çehreler