Herkese selamlar. Herkesin çoktan okuduğu ama benim sonradan alıp okumaya karar verdiğim ve aldığıma pişman olduğum Yaban Çiçeği kitabının yorumuyla geldim. Kısaca konusundan bahsedeyim sonra yorumuma geçeyim.
18 yaşındaki Salem hayatta ne yapması gerektiğine karar verememiş ve üniversiteye gitmek yerine annesinin antika dükkanında çalışmaya karar vermiştir. İyi giden bir ilişkisi vardır fakat sevgilisi yaz sonunda üniversite için başka şehire taşınacağından aralarında bazı sorunlar vardır. Bir gün evlerindeki posta kutularını kontrol etmek için dışarı çıktığında yan evlerinde bir hareketlilik fark eder ve kontrol etmeye karar verir. Yan eve yeni bir komşu taşınıyordur ve bu adam ondan yaşça çok büyük görünmesine rağmen Salem'in ilgisini çekmiştir.
Tropelar: Küçük Kasaba,Yaş Farkı,Huysuz- Günışığı, Aldatma
Şimdi yorumum:
İlk olarak kitabın dili aşırı basit olmasının yanı sıra çeviri de çok basit yapılmış. Bu kitabın kolay okunmasını sağlıyor fakat kitabı yetersiz hissettiriyor.
İkinci olarak kurgu belli bir yere kadar normal bir küçük kasaba hikayesi olarak ilerlerken sonra çok saçma sapan bir hal alıyor dolayısıyla burada kurgunun zayıf olduğu hissediliyor.
Üçüncü olarak yazar popüler olan tüm temaları alıp travmalarla dolu bir karakter yazmış fakat duyguları gram geçirememiş. Ne kadın karakter ne erkek karakter hiçbirinin duygusu geçmiyor. Dolayısıyla yazılan travmalara karşı karakterlerin davranışı oturmuyor ve çok eksik hissettiriyor.
Dördüncü olarak yan karakterler çok eksik arada bir kaç sahne fazladan oluşsun diye yazılmış gibiler.
Beşinci olarak aldatma olayı çok normalmiş gibi verilmiş bu çok rahatsız ediciydi. Yani ister gençlik hatası olsun ister başka bir şey hata hatadir.
Altıncı ve son olarakta kurgunun çok saçma bir şekilde ilerletilmesi ve yazarın
Yaban ÇiçeğiMicalea Smeltzer · Ren Kitap · 2022746 okunma
"İçinde hep... kötü bir şey olacakmış gibi bir his oluyor, hiçbir şey olmasa da. İşlerin kötü gitme ihtimali varsa tek düşünebildiğin bu ihtimal oluyor."
"Saçma olduğunu biliyorum ama göğsüne bir ağırlık gibi çöküyor, bu ağırlığa alıştığında, artık onu hissetmediğinde bile geçmiyor. Hâlâ orada, bekliyor. Ne bileyim. Böyle bir his işte."
Sayfa 627 - Dex Yayınları, Nyktos and Seraphana·Kitabı okudu